• Ahmet KAHRAMAN

    Ahmet KAHRAMAN

Dün ‘iyi oğlan’ yoktu, bugün de yok

Amerikan filmlerinde, “kötü adama karşılık, tecavüzcülerin tuzağına düşmüş masum kızı kurtaran “kovboy” ile bireyden giderek toplum vicdanını temsil eden “iyi oğlan” figürü vardır. Gerçekte de, yeryüzü “iyi oğlanlar” sayesinde evrilip, insani değerlerle yüceldi. Amerika’daki iç savaşa rağmen, köleliği kaldıran Başkan Abraham Lincoln, tarihte ışıldıyan “iyi oğlan” gerçeğiydi. Vietnam savaşında, Mai Lai katliamını yapan komutanı mahkemeye taşıyıp, orada mahkum eden er de, yaşayan bir “iyi oğlan” tipiydi. Irak işgalinde, öldürdüğü insanların üstüne işeyen askeri mahkum eden, mahkeme de... Vietnam savaşı sırasında, bir annenin Beyaz Saray’a yazdığı mektuptaki, “Ben size masum bir oğlan teslim ettim, siz bana katil olarak iade ettiniz” ifadesi, Amerika’da kamu vicdanını ayak.. Devamını Oku

TC rejim ihracında...

Hafta boyunca, garabetler sirkini andıran manzarayı seyrettikten sonra, profesyonel yazı adamı da olsanız, gazete yazısına nereden başlayacağınızın içinden çıkamazsınız bazen. Her alanı, köşesi, bucağı ayrı birer mugalata, yalan, dolan tarlası, korku ise temel ise... Türk devletinde korku, ta başından beri temel figürdü. İç ve dış düşman da ikiye ayrılıyordu. Kızdıkları bütün ülkeler dış, iç düşman figürü ise, dönem dönem yanına komünistler eklenseler de değişmezlikle Kürtlerdi. Bakmayın siz dincilerin dışlandık yaygarasına. Onlar, her zaman ve dönemde rejimin sokak teröründe beslenen figürandı. Dolayısıyla, göbek bağları hiç eksik olmadı. AKP ile gelinen yerde, Kürtler yine iç tehlike, “Sünni mezhebinin diktası” bulunmayan Arap rejimleri de, “dış düşman”dır. Dış düşmanı temi.. Devamını Oku

El Kaide’nin ayak sesleri

TC’nin, Rojava’da ‘Özerk Kürdistan’ı boğmak için; izleri, görüntüleri külle örtülü bir kurnazlıkla, uluslararası İslami terör örgütü El Kaide ile kurduğu bağlar, bağlantılar, Türk medyasında bile sır değildir. Nitekim Cengiz Çandar da, son yazısında bu gerçeğin altını çiziyor: “Türkiye’nin yetkilileri, El Kaideli çetelere yardım edildiğini ve lojistik destek verildiğini, inatla reddediyorlar. Sanırım yalanlarına, kendilerinden başka, hiç kimse inanmıyor.” AKP rejimi, kendince “İslam’ın kurtarıcısı” rolüne soyunmuş İhvan’a (Müslüman Kardeşler) açıktan destek veriyor. Öyleki, gücü yetse devrildiği için, Mısır’a savaş ilan edecekti. El Kaide, İhvan’ın ölüm ahtapotu niteliğindeki türevi. Kökleri aynı. Dinden.. Devamını Oku

Atilla Keskin’in Kandil izlenimleri

Dev-Genç’in ilk liderlerinden Bülent Uluer, bir televizyonda, “Türk solunun da, Türk sağının da İtttihat ve Terakki soyundan gelme” olduğunu söylüyordu. Tek başına Kürdistan meselesi, Uluer’in tespitini doğruluyordu. İttihatçı ardıllar, ikiz kardeşti. Kardeşler, dün “ordu-millet el ele” haykırışında, bugün Kürt düşmanlığında birleşiyor, Kemalist’in en hızlısı, Türk halkından habersiz, El Kaide ile bütünleşip cihatçı terör ihraç ederek, Suriyeyi “gayri nizami harp”le harabeye çeviren, Rojava’yı kuşatma altında tutan Türk hükümetinin başı Recep Erdoğan’a, savunma kalkanı oluyordu. Irkçılık, İttihatçıların ana gövdesi, sağ ve bazı sol da kollarıydı. Kollar, cihatçı terör ithali ile Rojava kuşatmasında görüldüğü üzere, deve kini ile Kü.. Devamını Oku

‘Dendikê kundir...’

AKP, yıllardır Türk kesiminde muhalefet kılığına da bürünüp sorunları gündeme getiriyor, üstünde tepinerek kamuoyunu peşinden sürüklüyor, bu kandırmaca sayesinde seçimden seçime konuşuyor, bıktırınca da sorunu unutma, uyutmaya terk ediyor. Nasıl olsa rejim sorunlar bütünü, seçimde bir başka kandırmacaya sarılıp onu ortaya atıyor. Değişmeyen kurnazlıktır bu. Değirmen ha bire  öğütüyor... Üç aydan beri, Kürtler “demokratikleşme paketi” sözüyle oyalanıyordu. Yandaş kalemler, televizyon kanallarından birinden inip, ötekine binen AKP’nin lümpen entelektüelleri, kandırmacayı “görülmemiş reform” olarak bizlere sunuyorlardı. Gültan Kışanak, bunlara bakarak “paketten kundır çıkacak” demişti. Yanılmadı. Çünkü kandırmaca, dolandırmacada fikri belli olanl.. Devamını Oku

Festival ve dinci mafya

Türk devletinin, “kardeşçe” yakıcılığından kaçıp, dağlara, denizlere, nehirlere atılmış, canını kurtarabilenleri dünyanın dört bir yanına dağılmış Kürtler, her yıl Eylül ayında, Avrupa’nın orta yeri Almanya’da, “festival” havalı ortamda bir araya geliyorlar. Kurulan ana sahnede, Kürt müziği sanatçıları, meydanın fırdolayı çevresinde kitap, Kürt kültürünün ürünü hediyelik eşya, müzik satışı reyonları, yazarların kitap imzalama standları, direkler üstüne dikilmiş Kürt “konları”nda gösteriler, yiyecek, içecek çadırları yla festival... Ve sonsuzluk hissi veren meydanda, sonu görünmeyen parklarda, Recep Erdoğan’ın “bizim ecdat medeniyetimiz” dediği, nasıl medeniyetse, onun şiddetinden kaçıp, ta Kanada’ya, Avustralya, ABD, Güney Amerika, Çin, .. Devamını Oku

Savaş ve entrikayla barışmak

Son sözümü, en başta söyleyerek başlayacağım: Bunların ruh karekterinde, insanoğlu menzili, nihai hedefi olan barış içinde yan yana yaşama düşüncesi, Kürtlerin yere düşürülmüş onurlarını tamir ve tatmin isteği yoktur. Bu, lafı tersinden anlayanlar için, bizim barış karşıtlığımız değildir. Keşke barış olsa ve çocuklar, öldürdüklerinin kulağını hatıra eşya olarak kesip alan vahşi katillerin korkusundan arınıp çiçekli kırlarda koşabilse, dilleriyle eğitim görebilse, kadınlar tecavüzcüler, insanları diri diri yakan yangıncıların korkusu hissetmeden “bin dara” gidebilseler. Keşke Kürtler, kendi yurtlarında, hayatlarını Türk varlığına armağan yeminlerinden kurtulup, kendileri olarak yaşasalar. Kürtler yakılma, yıkılma korkusundan uzak, güven içinde evler inşa etseler... Kim istemez barışın bu ılımanlığını ki, ben istemeyey.. Devamını Oku

Çetecilik ve duran çekilme

İnsanoğlu inkar ve kedi misali pisliğini külle örterek, yalanlarına yalanlar zımbalayarak değil, suçlarıyla yüzleşerek insan oldu. Türk devleti, bu konuda yeryüzünün bir istisnasıydı. Resmi söylemde Ermeni kırımı yok, “yollarda telefat var”dı. 1925-1938 Kürt soykırımı, “isyan bastırmak”tı. Türk solunun deyimiyle, “feodal ağalarla mücadele...” 6-7 Eylül 1955 vandalizmi “Komünistlerin eseri” , 1978 Çorum, Sivas, Maraş katliamları, sonraki Sivas insanlık yangını, hala “sağcılarla solcuların çatışması”dır. Çetecilikti bu. Son Kürt isyanında, bizler hukuka dayalı devletin ordusunu “savaşta” bilirken, dünya bir kere daha çetecilikle yüz yüze geliyor, Türk ise iftiharla çetecilerden efsaneler yaratıyordu. Kabukta yasal ordu, altında kiralık katiller, mafya çeteleri..... Devamını Oku

Türk tipi El Kaide

Türk halkı bir sabah uyandığında, haberi olmadan kendini Suriye’ye karşı ilan edilmiş savaşın içinde buldu.  İktidar bir başka ülkeye, “soğuk” da değil, “sıcak” savaş ilan etmişti. Fakat, “Türk tipi demokrasi”de “halkın temsilcisi” diye sunulan parlamento olanlardan habersizdi.  AKP, devlet; devlet, AKP idi. Parlamento, halk ayrıntı, hayalet gibi dolaştırılan Osmanlı ruhu “cihan devleti” olmaktı. Osmanlı’da halkın bilgi sahibi olması da gereksizdi. Suriye Dışişleri Bakanı Mualim anlatmıştı: “İç işlerimize sarkmak için, bizden kafadarları İhvancıları (Müslüman kardeşler), iktidar ortağı yapmamızı istediler. İstekleri olmayınca, savaş ilan ettiler.” Erdoğan, bütünleşmek istediği Suriye’deki yandaşları için verdiği mücadeleye  “demokrasi için” diyordu. Yandaşlık ve ya.. Devamını Oku

Savaş tamtamları

Suriye’yi ortalarına almışlar, kartallar gibi etrafında dönüyorlar, can alma vuruşu için. ‘İnsani kaçacak’ gerekçe, ‘vicdana sığacak’ bahane arıyorlar. Vicdan, insaniyetin büyülü söylemi, bir avuç çıkar uğrunda, Suriye’nin boynunda kement... Bu iki kavramdan yola çıkarak, bize yalanlardan kurulu gerekçelere dayalı, yeni bir dehşet sunmaya hazırlanıyorlar. Bu yalan, yıllardan beri kullanımda olan ‘vicdan’ ve ‘insani hassasiyet’tir. Bu kavramları kullananların, patlayacak bombaların rengini, kokusu ve ölülerini tespiti için, Birleşmiş Milletler komisyonu hazır edilmiş, aportta bekliyordu. Tam bu sırada, beklenen haber gelmiş, Şam’ın banliyösünde kimyasal bomba patlatılmış, kitlesel kırım gerçekleştirilmiş, Esad, evine girmek için etrafında dört dönüp, delik arayan katillerine, .. Devamını Oku

Editörün Seçtikleri

Bugün Yazanlar

Tüm Yazarlar

Arşivde Ara

Hava Durumu

Piyasa Durumu

Özgür Gündem Birinci Sayfa

Cümle Alem

Qırıx