Zeytin ve zeytinyağı


Abdullah AYSU
Güncellenme : 12.09.2013 05:01

Zeytin, barışın simgesidir. Sağlık için kullanılması gereken önemli besinlerin başında gelir. Yakın zamana kadar zeytin ağacı sayısı 85-90 milyon civarındaydı, 10-15 yıl öncesinden çiftçilerde bir zeytin fidanı dikme “arzusu depreşti”! Şimdilerde zeytin ağacı sayısı 150 milyona yaklaştı. Yanlış anlaşılmasın zeytin ağacı sayısının artmasıyla zeytin çeşidi artmadı, sadece zeytin mono kültürüne ayrılan alan arttı. Fakat eski kültürlerin korunduğu bölgeler örneğin Derik’te halen 6 çeşit zeytin yetiştirilmektedir.

Zeytin üreticileriyle konuştum. Konuştuğum zeytin üreticileri yok olma sırasının kendilerine geldiğini iyiden iyiye hissetmeye başlamışlar. Şaşkın ve çok çaresizler.

Zeytini MARMARABİRLİK, TARİŞ ve tüccarlar satın alıyor. MARMARABİRLİK ve TARİŞ’in alım politikaları tüccar ve sanayicilere alan açıyor.

Örneğin, MARMARABİRLİK, yok senesinde avans fiyat açıklıyor. Yok senesinde avans fiyat açıklamıyor. Avans fiyat; geçici olarak açıklanan fiyat oluyor. Daha sonra bu fiyat revize ediliyor. Fiyatları revize ederken fiyatı avans fiyatının altına düşürmüyor. Fiyatı artırıyor. Yalnız artırmak zorunda değil. Artırmadığı da oluyor. Var yılında MARMARABİRLİK fiyat açıklamıyor. Kota uyguluyor.

Kotalar

MARMARABİRLİK üyesi üretici ne kadar ürün vereceğini önceden Birliğe bildiriyor. Ancak Birlik, üreticinin teslim edeceğim diye bildirdiği ürünlerin tamamını almak zorunda değil. Bildirilen ürünün yüzde 60-70’ini alırım diyebiliyor. Böyle bir kota koyabiliyor. Kota önceden belli olmuyor. Birlik, bölgeden beş bin ton zeytin alacaksa o kadarını alıyor. Fazlasına kota uyguluyor. Örneğin bölgede üretilen zeytin miktarı on bin ton ise ve alacağı beş bin ton ise yüzde 50 kota uygulamasına gidiyor.

Bilindiği üzere Birlikler çiftçileri şirketlere karşı koruma amaçlı kurulmuş örgütlerdir. Ama 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri ile ilgili çıkarılan yasadan sonra Birliklerin hemen hepsi artık şirket mantığıyla hareket ediyor. MARMARABİRLİK’in de, üyelerinin dışında örneğin Akhisar’dan aracılar vasıtasıyla zeytin aldığı söyleniyor.

Tüccarlar pazarlık sistemiyle zeytinleri alıyor. Fiyat önceden belli değildir. Tüccarların alım fiyatları bazen MARMARABİRLİK’in altına düşebiliyor. Yalnız tüccar en iyilerini (irilerini) alıyor; kiloda 180- 250 arası olanları alıyor, 250’den yukarısını almıyor. Yağlık zeytinin fiyatını da TARİŞ belirler. TARİŞ yıllar bazında alım fiyatı şöyle gerçekleşmiş: 2009-2010 sezonunda 5 Lira, 2010-2011’de 6.60 Lira, 2011-2012’de  5.90 Lira, 2012-2013’de 5.30 Lira olarak belirlenmiş.

Derik’te zeytin ile ilgili bir başka fiyat yöntemi var. O uygulanıyor. Derik zeytinin fiyatı 2010 yılı için 120 lira, 2011 yılında 140, 2012 yılında ise 180 Lira olarak belirlenmiş. Yani her yıl artıyor ve bu fiyatlar hiçbir işlem görmemiş zeytinin fiyatı oluyor. Derik’in dünyaca meşhur zeytini Xilxalî zeytini sofralık olarak tüketiliyor. Bu yıl ki fiyatı, 200 lira. Yalnız Derik’te zeytin kilo ile satılmıyor. Ölçekle satılıyor. Bir ölçek 23-25 kilo geliyor. Böylece zeytinin kilosu 7-8 liraya geliyor. Derik’te 3-4 alıcı bir araya gelip zeytinin fiyatını belirliyor.

Girdiler artıyor, zeytin fiyatı düşüyor

Yağlık zeytinlerin kilosu iki yıl önce 3 lira idi. Şimdilerde 80 kuruş ile 1 lira aralığına geriledi.

Sofralık zeytinin kalitelisi gemlik körfezi ve civarında yetişir. Yağlık zeytinin iyisi ise Edremit Ayvalık körfezinde elde edilir. Fakat en doğrusu her yörenin kendi zeytin çeşidini üretmesi ve tüketmesidir. Hükümetin böyle bir politikası yok.

Mazot, gübre, ilaç gibi üretim girdilerinin fiyatı çok yükseldi. Yağlık zeytinlerinin fiyatı ise düştü. Sulama birliğine dekara 125 lira sulama parasını peşin ödüyorlar. Peşin ödeyemeyenlerin sürekli artıyor, zamlanıyor. Üretim girdiler füze gibi yükselirken, zeytin ve zeytinyağı fiyatları eğik düzlemde baş aşağı kayıyor. Çiftçiler zararda ve zorda. Çözüm bekliyor.

 


Bookmark and Share