İktidara boyun eğmeyen kadın: HALİDE


Ruken ADALI / İstanbul - Anf
Güncellenme : 27.01.2013 10:36

10 Ocak 1964 tarihinde hayata veda eden Halide Edip Adıvar’ın 48. ölüm yıldönümü. 80 yıllık ömrünün büyük bir bölümünü yazarak geçiren Halide Edip, 1908 yılında 2. Meşrutiyet’in ilan edilip Meclis-i Mebusan’ın yeniden açılmasının ardından Tanin Gazetesi’nde yazmaya başladı. İlk dönemlerde ağırlıklı olarak kadın sorunlarıyla ilgili yazan Halide Edip, yazıları nedeniyle sık sık tehdit ediliyordu. Bu tehditlerden biri 1909 yılının Ocak ayında geldi. Gönderilen bir kartın bir yüzünde “Tanin’e bir daha yazmayacaksın”, arkasındaysa “Bu emre itaat etmezsen, cezan müthiş olacak. Ölüm.” yazıyordu.

Cesur bir kadındı

\"\"Sadece dönemin İslamcıları tarafından değil, Osmanlı yönetimine karşı da mücadelenin en ön safında yer aldığı için Osmanlı’nın; işgale karşı çıktığı için İngiliz askerlerinin hedefindeydi. Ancak buna rağmen, mitinglerin, salon toplantılarının vazgeçilmez ismiydi. Kadınların katılımıyla yapılan bir toplantıda kürsüden “Padişahım bir an önce savaşa katıl” diyebilecek kadar cesurdu. İngiliz askerlerinin İstanbul’a çıkmasının ardından düzenlenmeye başlanan mitinglerin baş konuşmacısıydı.

Ölüm kararı çıkarıldı

Hakkında “ölüm” kararı çıkarılanlardan biri de, sokakları telaşlı adımlarla arşınlayan siyah çarşafının peçesini sıkıca kapatmış ufak tefek bir kadın olan Halide’ydi. İstanbul’da İtilaf devletlerinin gözetiminde kurulan Divan-ı Harp, 11 Mart 1920 tarihinde Mustafa Kemal ile birlikte 6 kişiyi idama mahkum etmişti. 6. kişi Halide Edip’ti.

Mustafa Kemal ile çatışma

Halide Edip ile Mustafa Kemal arasındaki ayrışma karargah döneminde başladı. Halide Edip, “Milli maksada hizmet ettiğiniz sürece size itaat edeceğim” derken, Mustafa Kemal “Benim emrime daima itaat edeceksiniz” emrini vermişti. Ancak Halide Edip, Mustafa Kemal’i “diktatör” olarak görmeye başlamasına rağmen, savaş boyunca, onunla birlikte mücadelenin başında yer aldı.

Cumhuriyetin ilanından iki yıl sonra 1925 yılında eşi ile birlikte Türkiye’den ayrılan Halide Edip Adıvar, yurtdışından da Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ediyordu. Mustafa Kemal’e yönelik suikast girişimi için, “Gazi’nin 1924’de gönderemediği muhalefet liderlerini halletmek üzere bir mazeret bulmaya çalışıyorlardı. Gene çok karışık ve şeytani düzenlenmiş sahte bir komploya giriştiğini sanıyorum” diye yazıyordu. İngiliz işgaline karşı Amerikan mandasına taraftar olduğunu hiçbir zaman reddetmedi.

 

Ermeni kırımına karşı çıktı

\"\"Halide Edip, Ermeni soykırımı öncesinde Adana’da Ermenilere yönelik katliama tepki gösteren nadir isimlerden biriydi. “Sizden af dilemeye geldim. Bu haile-i faciada sevgililerini gömmüşlerin ayrı ayrı kederlerini paylaşmak, biçare mezarların en küçüğünden en büyüğüne kadar başında diz çökerek mensup olduğum kavim namına ruhumun yaşlarıyla ağlamak ihtiyacını hissediyorum” diye yazmıştı.

1915 Ermeni soykırımına da karşı çıktığı, bu nedenle Türk Ocağı’ndan uzaklaştırılmak istendiği de biliniyor. İstanbul’da sürgün listesine alınan aydınlar arasında Ermeni müzisyen ve rahip Gomidas da vardı. Halide Edip, Gomidas için şöyle demişti: “İnsan ve sanatçı olarak çok nadir karşılaşabileceğiniz bir değerdi. Gomidas benim evime de gelir,  çalar, söylerdi. İkimizin de içinde bu vaziyet, birbirimize ifade edemediğimiz bir acı uyandırmıştı.” Halide Edip, soykırımdan kurtulan Ermeni çocuklarının yerleştirildiği Ayn Tura’nın yönetiminde yer aldığı için asimilasyon politikasının uygulayıcısı olmakla da suçlandı. Ancak Halide Edip’e göre, çocuklar böylece hayatta kalıyordu. Yıllar sonra 6-7 Eylül olayları için de, hasta yatağında yatarken, “Hepimizin yüzünü kızartan olaylar” diyordu.


Savaşa karşıydı

80 yıllık ömründe birinci ve ikinci dünya savaşlarına tanıklık eden Halide Edip, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki kaygısını, Bahriye Nazırı Cemal Paşa’ya “Korkarım ki, hükümet savaşa giriyor. Savaşa girmeyiniz” diye açık açık ifade ediyordu. Edip, İkinci Dünya Savaşı’nın da karşısındaydı.

Kadınların da seçme ve seçilme hakkını kazanmasının ardından milletvekili adayı olabilen Halide Edip Adıvar, İzmir’den milletvekili seçildi. Meclis’te Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun çıkartılması için yapılan görüşmeler sırasında kürsüde yaptığı konuşma büyük yankı uyandırmıştı. Böyle bir kanunun çıkarılmasına karşı çıkan Halide Edip, “Bu milleti Atatürk yoktan var etmiş değildir. Atatürk bu milletin evladıdır” diyordu.

Osmanlının son dönemi ile Cumhuriyet döneminin yarım asırlık dönemine yakından tanıklık eden Adıvar, 10 Ocak 1934 tarihinde 80 yaşında hayata veda etti. Türk edebiyatına katkıları kadar, siyasi gelişmeler karşısında aldığı tutumla da tarihe iz bırakanlar listesinde yerini aldı.

 


Bookmark and Share