Asimilasyona karşı bir şey söylenmeli


ÊLÎH - JINHA
Güncellenme : 05.09.2012 10:51

1. Uluslararası Tarihi Hasankeyf  Taş Heykel Sempozyumu başladı. 30 Eylül’e kadar sürecek sempozyumun organizatörü Sait Zaim Keleş, amaçlarını şöyle açıklıyor: “Binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasımız üzerine asimilasyon politikaları uyguluyorlar. Buna karşı sanatçının söyleyeceği bir şeyler olmalı.”


Asimilasyona karşı sanat

Sınır Tanımaz Heykeltıraşlar Platformu tarafından ilk defa 1-30 Eylül 2012 tarihleri arasında uluslararası medya ve sanatçıların katılımıyla düzenlenen 1. Uluslararası Tarihi Hasankeyf Taş Heykel Sempozyumunun açılışı yapıldı. Sempozyumun amacı, kültürel değerler ve tabiatın karşı karşıya kaldığı şiddete dikkat çekmek. Sempozyuma yurt içi ve yurt dışından birçok sanatçı katıldı. Bir ay boyunca ortaya çıkacak eserlerin tarihi Hasankeyf ve Dicle uygarlığı kültürlerine bir saygı projesi olacağı belirtildi. Her yıl aynı tarihlerde geleneksel olarak organize edilmesi düşünülen sempozyuma bu yıl katılan sanatçılar arasında, Federal Kürdistan’dan Adalaet Reza Garmiany, Ermenistan’dan Hayk Tokmajyan, Gürcistan’dan Jikia Valerian, Suriye’den Kinana Lakoud, Almanya’dan Mehtap Baydu, Ukrayna’dan Michael Levchenko, Arjantin’den Maria Trinidad  Caminos ve Türkiye’den Nail Yardım, Sait Zaim Keleş,  Şiyar Bar Epözdemir, Zekeriya Erdinç yer alıyor.

Barajlar asimilasyon politikası

\"\"Sanatın, ‘Yok etmeye, görmezden gelmeye, katliama karşı’ bir tavrı ve üretimi olması gerektiğini söyleyen 1. Uluslararası Tarihi Hasankeyf Taş Heykel Sempozyumu Organizatörü ressam- heykeltıraş Sait Zaim Keleş, “Derelerimiz ve sularımız politik nedenlerden ve beceriksiz hükümetlerden dolayı büyük sermayelere satılıyor. Binlerce yıllık tarihi ve kültürel miraslarınız üzerine asimilasyon maksatlı barajlar kuruluyor. Altın ve diğer madenlerin çıkarılması için yasalarla yaşam coğrafyamız, bilmediğimiz ülkelerin sermayedarları tarafından yağmalanıp oyuluyorsa ve bizler siyanürle yaşamaya mahkum ediliyoruz. Ulusal devlet zihniyetiyle diğer kültürler ve toplumlar aşağılanıp değer ve yaşam hakkımıza tecavüz ediliyor. Yaşadığımız coğrafyalarda barışı doğanın ve diğer tüm canlıların yaşam hakkı ile ilgili sanatın ve sanatçının söyleyeceği bir şeyler olmalı” diyor.

Kültür yıkımına karşı durmalıyız!

1.Uluslararası Tarihi Taş Heykel Sempozyumunu, 12 heykeltıraş ve 6 asistan ile birlikte tarihi mağaralar önünde gerçekleştireceğini belirten Keleş, “Ilısu Baraj Projesi kırk yıllık bir devlet politikasıdır. Devletin politikası kendinden olmayanı yok etmektir.  Eyyubi yerleşim yeri olan bu yer, Kürt ve Süryani şehridir. Yapılan araştırmalarda, Türklüğe dair bir buluntuya rastlanmadığı için devlet, on bin yıllık bu kenti yok ediyor. Aynı şey, Antep Zeugma ve Antik Alyona şehri üzerinde de yapıldı” diyor.


Sempozyumlar devam edecek

Sınır Tanımaz Ressamlar ve Heykeltıraşlar Platformu, Türkiye ve Bölge gündemine damgasını vuran konular üzerinde de etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Roboski Katliamı’na bir tavır olarak, 5 Ekim - 5 Kasım arası Roboski Sempozyumu, 1 - 30 Mart 2013’te Hewler Enfal Taş Heykel Sempozyumu, 2 Haziran - 2 Temmuz 2013’te Sivas Katliamı Sempozyumu,  26 Haziran - 26 Temmuz 2013’te Munzur barajlarına karşı sempozyumlarını düzenleyecek.

 


Bookmark and Share