Kalp damar hastalıkları: Aterosklerotik kalp hastalığı


Dr. Selma GÜNGÖR
Güncellenme : 12.01.2011 11:17

Kalp, vücudumuzun başta oksijen olmak üzere ihtiyaç duyduğu maddeleri kan dolaşımı ile sağlar. Karaciğerden gelen besin dolu kan, akciğerden gelen oksijenlenmiş alyuvarlar kalp kası aracılığı ile vücuda pompalanır. Bu nedenle kalp kasının çalışması hayatımızı çok etkiler. Kalp kasının da çalışırken bol oksijen ve diğer besin maddelerine ihtiyacı vardır. Kalp duvarından bir kesit alındığında orta tabakayı oluşturan kas tabakası kalbin dolaştırdığı kanla beslenemez.  Sol kalbin kanı fırlattığı aorta atar damarından aort daha kalbin içindeyken iki damar ayrılır. Koroner arter-koroner atardamarlar denilen bu damarlar kalp kasının oksijen ve besin ihtiyacını sağlayarak çalışmasını sağlarlar. Kalbin beslenmesi bu damarların birbirleriyle kollateral dediğimiz ağ gibi birleşmeler yapmasıyla damarlarından herhangi birinin tıkanmasına işlevsiz kalması gibi bir durumla karşılaşıldığında garantiye alınır.  

Kalp damar hastalığı kalp damarlarının herhangi bir nedenle daralması, tıkanması ve kalp kasının oksijenlenme ve beslenmesinin bozulmasıdır.

Daha önce sözünü ettiğimiz damar sertliği kalp damarları içinde geçerli olan bir hastalıktır. Kalbin anlattığımız gibi hayati organ olması nedeniyle koroner arterlerdeki damar sertliği hayatı tehdit eden çok önemli bir hastalıktır.

Koroner arter hastalığı tüm arterlerde olabildiği gibi koroner arterin duvarında kolesterol ve yağlı maddelerin birikmesine bağlı olarak gelişir.

Ama buna ek olarak koroner arterde kendiliğinden ya da nikotin ve kokain gibi maddelerin kullanılmasıyla oluşan spazm nedeniyle de gelişebilir. Daha az olarak doğumsal kalp defektleri, Kawasaki hastalığı gibi viral hastalıklar, sistemik lupus eritamazus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları, arterlerin iltihaplanmasıyla seyreden diğer hastalıklarda kalp spazmına darlığa ve tıkanmaya yol açabilirler. Kalp içinde oluşan bir pıhtıya da darve ya da radyasyon tedavisi nedeniyle koroner arterin berelenmesi ile de kalp damarında spazm oluşabilir ve kalp krizine dönüşebilir. Özellikle genç yaşta görülen kalp krizleri ve kalp krizine bağlı ölümlerde bu hastalıklar akla gelmeli ve araştırılmalıdır.

Koroner arter içindeki aterom plağı büyür ve damarın içine doğru bombelik yaparak damar lumenini-boşluğunu daraltır ve kısmen kan akımını azaltır. Zamanla üzerinde kalsiyum birikir. Büyüdükçe kalp kasının ihtiyaç duyduğu kanın iletimi yetersizleşir. Özellikle hareketle kalp kası daha çok çalışmaya ve daha çok besin ve oksijene ihtiyaç duyar. Kalp kasının yeterli kanlanamamasına myokardiyal iskemi denir. Bir süre sonra kalp normal biçimde kasılarak kan gönderememeye başlar.

Aterom plağı kan akımını fazla etkilemez ama, aniden kırılabilir ve kırıldığı yerde kan pıhtısı oluşmasına yol açar. Pıhtı hızla damar lumenini daraltır ve kan akımını bozar. Ani biçimde myokardiyal iskemiye yol açar. Bu tabloya akut koroner sendrom diyoruz. Akut koroner sendrom tanımımın içinde hareketle ilgili olmayan göğüs ağrısı ve kalp krizi vardır. Kalp krizinde tıkanan damarın beslediği kas kitlesi ölmüştür.

Aterosklerotik kalp hastalığı çocukluktan itibaren damarda aterom plağı birikmesiyle başlar. 20'li yaşlardan itibaren erkeklere görülmeye başlanır. 30-55 yaş arasında kalp krizleriyle ortaya çıkar ve bu krizlerde ölüm oranı çok yüksektir. Erkeklerde 55 yaşından sonra aterosklerotik kalp hastalığından ölümler azalır. Kadınlarda menapozdan sonra hastalık görülmeye başlanır. Bu nedenle kadınlarda aterosklerotik kalp hastalığına bağlı kalp krizlerinden ölümler 65 yaşından sonra artar. Kadınlarda hastalığın erkekleri on yıl geriden takip ettiğini söyleyebiliriz.

Gördüğümüz gibi yaşa ve cinsiyete bağlı risk faktörleri var. Bunun yanı sıra özellikle siyah ırk ve uzak doğu Asyalılarda daha sık ve daha ölümcül seyretmektedir.

Risk faktörleri: Damar sertliği için geçerli olan risk faktörleri aterosklerotik kalp hastalığı için de geçerlidir. Risk faktörlerini değiştirilebilir etmenler ve değiştirilemez etmenler olarak ikiye ayırabiliriz. Değişitirilemez olanlar cinsiyet, erkeklerde daha çok görülür, yaş, ileri yaşlarda daha çok ortaya çıkar, ve ailevi hiperkolesterolemi dediğimiz her iki cinste de genç yaşlarda ortaya çıkan ve genç yaşta ölüm öyküsüdür. Kadınlarda östrojen hormonu koruyucu olmakta ama menopozdan sonra erkeklerle hemen hemen aynı oranda ateroskleroza ve yol açan hastalıklara rastlanmaktadır.

Değiştirilebilir faktörler sigara-tütün kullanımı, yüksek tansiyon şeker hastalığı, kan kolesterol ve yağlarının yüksekliği-hiperkolesterolemi, kan şekeri yüksekliği-şeker hastalığı-diyabetes mellitus, şişmanlık-obezite, hareketsizlik hiç ya da çok alkol tüketimi ve diyet olarak sayabiliriz.

Hastalığın belirtisi, hareketle ortaya çıkan göğüs ağrısı; anjina pektoris, soğukla ortaya çıkan göğüs ağrısıdır. Göğüs ağrısı ezici bir tarzdadır. Boyna, sırta ve sol omuza yayılır. Hareket ve soğuk olmadan ortaya çıkabilir. Daha ciddi bir tabloya yol açar.

TEŞHİS

Göğüs ağrısı ile gelen kişiye kalp grafisi çekilir. Kalp grafisi tanı koymada çok yardımcıdır. Hem iskemi dediğimiz hem de kalp krizi dediğimiz tabloyu ortaya çıkarmada çok yardımcı olur. Vücudun 12 farklı yerine göre alınmış grafiyle iskemik-kanlanamayan alanın büyüklüğü de ortaya çıkar. EKG'de ortaya çıkan değişikliğin halihazırda bir kalp krizini gösterip göstermediğini anlamak için kan tahlili yapılır. Kalp kasında olan ve iskemi nedeniyle ortaya çıkan enzim ve diğer maddelere bakılır. SGOT; CPK-mb. Kalp kasının iskemisinde yükselirler. Troponin  maddesi ise kesin kalp krizini gösterir. 2 saat içinde ölçülebildiği için kalp krizinin hızla teşhis edilmesini sağlar.

Aktif kalp krizi yoksa eforlu EKG ile hareketle ortaya çıkan göğüs ağrısı var mı diye bakılır. Eğer eforlu EKG pozitifse yani ağrı varsa hastaya anjiografi yapılır. Eforlu EKG negatif ise başka tetkiklerle kalpteki iskemi seviyesine bakılır.

Anjiografi hem teşhis hem tedavi yöntemidir. Yalnızca kalp damarlarının hastalıklarında değil kalp kapak hastalıklarının teşhisinde de kullanılır. Kalp damarlarının hangisinde ve ne düzeyde tıkanma olduğuna bakılır.

Anjiografi sırasında balonla ve gerektiğinde stend takılarak tıkanıklık açılabilir, darlık genişletilebilir.

TEDAVİ

Tedavide üç amaç vardır. Birincisi kalbin iş yükünü azaltmaktır. İkincisi koroner damar akışını sağlamak, üçüncüsü aterom plağı oluşumunu azaltmaktır. Kalbin iş yükünü azaltmak için tansiyon düzenlenir ve kalbin zorlanmasını engelleyen beta blokür ve kalsiyum kanal blokürü gibi ilaçlar kullanılır. Aterom plağı oluşumu diyet ekzersiz ve ilaçlarla engellenir. Koroner damar akımının sağlanması için bir pıhtıya yönelik işlemler yapılır, pıhtılaşmayı engelleyici ve oluşmuş pıhtıyı eritici ilaçlar kullanılır. Aspirin 100-300 mg arası salisilik asit kullanımı bunlardan biridir.

Bunun dışında girişimlerle aterom plağının kırılması ile dolaşım yeniden sağlanır. Son olarak da tıkalı olan damarlar değiştirilerek tıkalı olmayan damarlar takılır ve kan akımı  kalp kasının beslenmesi sağlanır.

Bunun yanında özellikle risk faktörlerinden lipidlerin düzeylerine bakılarak koruyucu tedavi düzenlenir.


Koroner anjiografi nasıl yapılır?

 

\"\" \"\"

Koroner anjiyografide kalp damarlarına ulaşmak için çoğunlukla sağ kasık atardamarı (bazen kol) kullanılır. Bunun için burası iğne ile uyuşturulur ve damar içine daha sonra çıkarılmak üzere bir plastik kılıf yerleştirilir. Bu işlem sırasında hasta bazen hafif bir sızı duyabilir. Hastanın tüm işlem süresi boyunca duyduğu sıkıntı budur. Bundan sonraki bölümde hasta herhangi bir şey hissetmez. Daha sonra  adına kateter denilen yaklaşık 2 mm çapında içi boş borucuklar (resim)  plastik kılıf yolu ile kalbin damarlarının ağızlarına yerleştirilir ve bu borucuklardan damarları röntgen altında görünür hale getiren özel bir madde (kontrast madde) verilir ve değişik açılardan damarların görüntüleri alınır.  

Koroner anjiyografide kullanılan kateterler. Sıklıkla kullanılan kateter çapları 5-7 F arasındadır (1F=0.33 mm). Burada sık olarak kullanılan Judkins ve bazı durumlarda kullanılan Amplatz kateterlerini görüyoruz. Sağ ve sol koroner arterler için ayrı kateterler  sol ventrikülün kasılma gücü ve duvar hareketlerini değerlendirmek için ise (ventrikülografi) pigtail kateteri kullanılır.

Koroner arterler sağ ve sol koroner arter olarak aort damarından çıkarlar. Üstte sol Judkins kateteri ile sol koronere girilmesi  altta ise sağ Judkins kateteri ile sağ koroner artere girilmesi gösteriliyor.

İşlem ortalama 15-20 dakika sürer. İşlemden sonra kasığa yerleştirilen plastik kılıf çıkarılır ve buradan kanama olmaması için 4-5 saat süreyle bu bölgeye bir ağırlık konur. Bu süre boyunca hasta yatakta yatar. Daha sonra gerekli kontroller yapıldıktan sonra hasta kalkabilir ve dolaşabilir.

Koroner anjiyografiden sonra doktor sonuç hakkında ve tedavi konusunda hastayı bilgilendirir ve anjiyografi raporu verilir. İşlem sonrası doktorun uygun görmesine göre çoğunlukla aynı gün veya ertesi gün eve gidilebilir.
 
HASTANE SONRASI

Hastaneden ayrıldıktan sonra 24 saat süre ile işlemin yapıldığı bölgeyi zorlamamanız önerilir. 24 saat sonra işlem yerindeki bandı çıkarabilir, banyo yapabilirsiniz. Girişim yerinde bazen kanın deri altına sızmasıyla morluklar sertlik olabilir. Bunlar önemli değildir. Morlukların tamamen geçmesi birkaç hafta alabilir. Ancak işlem yerinde kanama, şiddetli ağrı, ani şişlik olursa hemen hastaneye gidilmelidir.

tekplatform sitesinden yararlanılmıştır.


Koroner anjiografinin yapıldığı durumlar

  • \"\"Kalp damar hastalığı düşündüren göğüs ağrısı (angina pektoris) varlığında,
  • Kalp krizi geçirenler (Özellikle genç yaşta olanlar)
  • Kalp krizi sonrası (efor testi, talyum sintigrafisi vb) problem görülenler,
  • Anjiyoplasti veya bypass yapılan hastalarda göğüs ağrılarının tekrar ortaya çıkması,
  • Koroner damarlar dışında başka bir kalp (kapak vs) veya kalp dışı damar hastalığından dolayı ameliyat olacaklar belli bir yaşın üzerinde ise,
  • Belli bir neden yok iken ciddi ritm bozukluğu olanlarda,
  • Belli bir neden yok iken kalp yetmezliği olanlarda,
  • Risk faktörlerinin varlığında damar hastalığı olduğunu düşündüren testlerin anormal çıkması halinde (şikayeti olmasa bile),
  • Kalp krizinin ilk 12 saatinde veya daha sonraki saatlerde göğüs ağrısının devam etmesi halinde.
 


Bookmark and Share