Kobanê Serhildanı Gerçeği -I

Kobanê Serhildanı Gerçeği -I

Erdoğan’ın ‘Kobanê düştü düşecek’ diyerek DAİŞ’e açık destek verdiği ve kıvılcımını çaktığı 6-9 Ekim Kobanê Serhildanı’nda ölen 50 kişiden 40’ı için hiçbir ciddi soruşturma yok
Bayram BALCI

Erdoğan’ın ‘Kobanê düştü düşecek’ diyerek DAİŞ’e açık destek verdiği ve kıvılcımını çaktığı 6-9 Ekim Kobanê Serhildanı’nda ölen 50 kişiden 40’ı için hiçbir ciddi soruşturma yok. Ölen 10 civarındaki kişi için yüzlerce tutuklama ve skandal iddianameler hazırlanırken, kontr-gerilla, polis ve askerin infaz ettiği 40’ın üzerindeki yurttaşa ilişkin ortada hiçbir dava yok.

Adaletin Kobanê yüzsüzlüğü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kobanê düştü düşecek” diyerek bütün dünyanın lanetlediği DAİŞ çetelerine her türlü desteği vermesi 6-9 Ekim’de yaşanan Kobanê Serhildanı’nın kıvılcımını çaktı. 4 gün süren serhildan sırasında 50’den fazla yurttaş devletin askeri ve polisi ile devlet adına harekete geçirilen paramiliter güçler tarafından katledildi. Özel harekat polisleri ve Hür dava Partisi adı altında örgütlendirilen kontrgerilla çeteleri tarafından katledilen yurttaşlarla ilgili ise hiçbir ciddi soruşturma yürütülmedi.

Kobane Serhildanı üzerinden 7 ay geçmesine rağmen, hükümetin savcıları sadece Hür dava Partili oldukları iddia edilen 4 kişi ilgili soruşturma yaptı, iddianame hazırladı, tutuklanan yüzlerce kişinin hemen hepsinin ise olay anında başka yerlerde oldukları ortaya çıktı. AKP hükümeti savcıları 40’ın üzerinde yurttaşı katledenlerin kimler olduğunu bilmesine rağmen ciddi bir soruşturma yürütmedi, iddianame hazırlamadı, kimse bu nedenle ne gözaltına alındı ne de tutuklandı. 40’ın üzerinde yurttaşın; devletin polisi, AKP’liler ve Hür Dava Parti’li çeteler tarafından katledildiklerine ait deliller görmezden gelindi. Serhildanın üzerinden 7 ay geçmesine ramen hiçbir dosya ile ilgili iddianame hazırlamayan savcılık, bazı dosyaları “failleri bulunamadı” gerekçesiyle kapatırken, diğer dosyalara da “gizlilik” kararı koymakla yetindi. İnsanların katledilmelerine bile çifte standartlı, ayrımcı yaklaşan yargı sistemi, sadece ve sadece AKP’nin ölümlerden rant sağlamasına hizmet etti.

Katilleri aklıyorlar

Serhildan sırasında katledilen 40 kişi ilgili hiçbir dava açılmamasını insan hakları savunucuları, savcı, polis ve hakimlerin insan ölümlerine bile, ayrımcı yaklaştıklarının göstergesi olarak yorumluyor. İnsan hakları savunucuları; devletin, AKP’nin ve yargının insan ölümlerine “bizim ölümüz, sizin ölünüz” şeklinde ayrımcı yaklaştığını, artık yargı sisteminin kimseye güven vermediğini ifade ediyor. Hazırladığımız bu dosya haberde, Türk yargı sisteminin insan ölümlerine “bizim ölümüz, sizin ölünüz” şeklinde nasıl ayrımcı yaklaştığını ve AKP’yi protesto ettikleri için polis ve çeteler tarafından katledilen yurttaşların katillerini aklamak için nasıl büyük bir çaba harcadıklarının örneklerini okuyacaksınız.

Buksur’u polis başından vurdu


Kobane Serhildanı’nın ilk ölüm haberi Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesinden geldi. İlçedeki serhildan sırasında özel harekat polisi 25 yaşındaki Hakan Buksur’u başından vurarak katletti. Buksur’un katledilmesinin üzerinden 6 ay geçmiş olmasına ramen Varto Cumhuriyet Savcılığı soruşturmada bir adım bile ilerlemedi. İddianame bile hazırlamayan savcılık, Buksur’un katili polisleri aklamaya çalıştı. Buksur ailesinin avukatı İrfan Güler, savcılığın hiçbir ciddi araştırma yapmadığını belirterek, “Savcılığa 6 tanık bildirdik. Savcılık 6 aydır bu görgü tanıklarını ifadesini bile almadı. Savcılık dosyayı sürüncemede bırakmak istiyor, dava açmak istemiyor. Zaten savcının katilleri açığa çıkarmak gibi bir derdi yok. Savcılık olayı saptırmak istiyor” dedi. Avukat Güler, olayın üzerinden 6 ay geçmiş olmasına rağmen dava bile açılmadığını belirterek, “Soruşturmada bize bilgi verilmiyor” dedi.

Katilleri devlet koruyor

Hakan Buksur’un yeğeni İlyas Buksur ise amcasının olay günü sabah işe gitmek için evden çıktığını belirterek, “İnternette olay anına ilişkin yayınlanan kamera görüntüleri vardı. Amcamı zırhlı polis aracından ateş eden polisler vuruyor. Nasıl vurulduğunu gören tanıklar var. Şimdi İnternetten bu görüntüler silinmiş. Amcamın katilleri korunuyor” dedi. Devletten amcası Hakan’ın katilini cezalandırması yönünde bir beklentileri olmadığını belirten Buksur, “Biz sadece devletten amcamın katilini açıklamasını istiyoruz” dedi. Belediye Eşbaşkanı Sabite Ekinci ise Buksur’u özel harekatçı bir polisin yakın mesafeden alnından vurduğunu belirterek, “Mermi, alnından girip kafatasını parçalıyor. Görgü tanıkları var” dedi. Buksur’un katledildiği olaylarda 24 yaşındaki Mehmet Salih Bingöl başından, 19 yaşındaki Diyar Barut ise yüzünden yaralanmıştı.

Meclis cinayetleri araştırsın

İHD Sêrt Şubesi, kent merkesinde ve Misirc’te (Kurtalan) yaşanan olaylarda yaşamını yitiren Davut Nas’ın polisler tarafından, Kamil Taş’ın Kaymaz Petrol sahipleri, Mehmet Şakir Çal’ın da polisler tarafından katledildiğini açıkladı. İHD Sêrt Şubesi, Necmettin ve oğlu Yusuf Çelik ile Mehdi Erdoğan’ın ise AKP’li Belediye Başkanı Nevzat Karatay ve aile fertleri tarafından katledildiğini buna rağmen savcıların bu cinayetlerin üzerini gitmediğini ifade ederek, “Bugüne kadar yaşanan ölümlerden birici derecede sorumlu olan bir kişinin bile gözaltına alınması, olayın üzerinin kapatılmaya çalışıldığını göstermektedir. Yaşanan ölüm olaylarının birinci derecede sorumlusu mülkü amir, kolluk kuvvetleri ile Kurtalan Belediye Başkanı ve akrabası olan köy korucularıdır” dedi. İHD, katillerini yargılanması ise taleplerini ise şöyle sıraladı: “Ölüm olaylarının meclis gündemine getirilmesi, Kurtalan belediye başkanının görevden alınması, Mülki amir ve kolluk kuvvetleri hakkında ivedilikle bir soruşturmanın başlatılması, korucuların ellerinde bulunan silahların geri alınması, yaşananların hesabı halkatan çıkarma ve halkı cezalandırma anlayışından vazgeçilmesi.”
 

Davut Nas’a polis kurşunu

Sêrt kent merkezinde ise 8 Ekim’de yapılan serhildana katılan yurttaşların üzerine polisler ateş açtı. Açılan ateş sonucu 19 yaşındaki Davut Nas, vücuduna 4 adet ateşli silah mermesi ve iki adet av tüfeği saçmasının isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Polislerin katlettiği Nas ile ilgili savcılık etkin bir soruşturma yürütmedi. Otopsi raporunda Nas’ın ateşli silah ve av tüfeği ile vurulduğunun belirtilmesine karşın, savcılık olayda silah kullanan polislerin ifadelerine bile başvurmadı. Davut Nas’ın katledilmesi ise tepkilerin büyümesine neden oldu. 9 Ekim’de kent merkezinde devam eden olaylarda muhasebecilik yapan 25 yaşındaki Kamil Taş, Kaymaz Petrol’ün sahibi AKP’li Abdurrahman Kaymaz ve kardeşi tarafından silahla vuruldu. 39 yaşındaki Şakir Çal da aynı yerde polisler tarafından vuruldu. Çal, yaralı olarak kaldırıldığı hastanede, 23 Ekim günü yaşamını yitirdi. Taş’ı katleden Abdurrahman Kaymaz ve kardeşi polis ifadelerinin ardından savcının talimatı üzerine serbest bırakıldı. Benzin istasyonunda 2 kişinin katledilmesine ilişkin kamera görüntüleri de dikkate alınmadı. AKP, Kaymaz kardeşler hakkında dava bile açmadı. Savcılık ise sadece dosyaya “gizilik” kararı koymakla yetindi.

AKP’liler Misirc’te 3 kişiyi katletti

  


Sêrt’te 7 Ekim’de başlayan ve 9 Ekim’e kadar devam eden Kobane Serhildanı’nda kenti merkezinde 3, Misirc (Kurtalan) ilçesinde de 3 kişi olmak üzerine 6 kişi katledildi. Polis kamerası görüntülerinde polis ve AKP’lilerin halkın üzerine ateş ettikleri görülmesine rağmen Cumhuriyet Savcılığı, katiller hakkında tutuklama kararı bile verilmedi. Misirc’te 7 Ekim’de eski Belediye Başkanı Necmettin Çelik ve 17 yaşındaki oğlu Yusuf Çelik, AKP’li Belediye Başkanı Nevzat Karaatay ve akrabaları tarafından katledildi. Karatay’ın akrabalarının Kobanê direnişine destek veren yurttaşların üzerine açtığı ateş sonucu Yusuf Çelik yaşamını yitirdi. 17 kişi de yaralandı. Yaralılar arasındaki Yusuf’un babası Misirc eski Belediye Başkanı Necmettin Çelik de kaldırıldığı hastanede 8 Ekim günü yaşamını yitirdi. AKP’li belediye başkanı ve akrabalarının özellikle eski belediye başkanı Necmettin Çelik ve oğlunu hedef gözeterek vurdukları belirtildi. Karaatay’ın akrabaları Mezepotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Misirc temsilcisi Mehdi Erdoğan (35) da katledildi. Karaatay’ın akrabaları hakkında 3 kişiyi öldürdükleri halde, tutuklama kararı bile çıkarılmadı.

Ateş ederken görüntüler var

Kurtulan Cumhuriyet Savcısı Ali Kemal Karataş tarafından açılan 2014/1002 CBS nolu soruşturmada, savcı Karataş, 28 Ekim 2014 tarihinde polise gönderdiği yazıda, zanlılar Yavuz, Saim, Salih, Metin, Nizamettin, Mehmet, Faysal, Emrullah, Fuat, Cemalettin, Ahmet ve Adnan Karaatay hakkında, ruhsatsız ateşli silahla ateş etme, silahla tehdit gibi suçlardan polis tarafından ifadelerinin alınıp serbest bırakılmalarını istedi. Polis tarafından ifadeleri alınan Karaatay ailesine mensup zanlılar, ateş ettiklerine dair polis kamerası görüntülerine ve delillere rağmen serbest bırakıldı. Savcı Karataş, avukatların karara itiraz etmesi üzerine dosyaya “gizlilik kararı” koydu. Savcı Karataş, 6 aydır iddianame hazırlamadı. 3 kişiyi katleden AKP’li zanlılar serbestçe dolaşıyor.

Yarın:

Amed, Êlih ve İzmir’de yaşananlar



↳Son Güncelleme: 06 Ekim 2015 13:53

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür