Her kadının ninnisi vardır

Her kadının ninnisi vardır

“Kezî” albümü ve kadın dengbêjlere ilişkin konuştuğumuz Rojda, albümünü isimsiz kadın kahramanlara ithaf ediyor. “Kadının kendi acılarını, masallarını, yaşadıklarını müzik yolu ile dile getirebildiğini” belirten Rojda, “Her kadının bir ninnisi vardır” diy
Hicran URUN

“Kezî” albümü ve kadın dengbêjlere ilişkin konuştuğumuz Rojda, albümünü isimsiz kadın kahramanlara ithaf ediyor. “Kadının kendi acılarını, masallarını, yaşadıklarını müzik yolu ile dile getirebildiğini” belirten Rojda, “Her kadının bir ninnisi vardır” diyor


Her kadının bir ninnisi vardır

Kürt sözlü edebiyatında çok önemli bir yerde duran dengbêjliği genelde erkeklerden dinleriz. Oysa ki kilamlar Kürt erkeklerine nazaran kadınlar için daha fazlasını ifade ediyor. Çünkü toplumsal baskı, kadınların duygularına, sevdalarına doğrudan yaşamalarına hep engel olageldi. Erkek alanı olarak görülen dengbêjlikte birçok kadının hikayesini, kadınların şarkı söylemesi ‘ayıp’ olan zamanlarda erkeklerden dinledik. Rojda’nın KOM müzikten çıkardığı “Kezî” albümü, birçok isimsiz kadın kahramanın hikayelerini bize yine kadınların dilinden aktarıyor. Albümüne ve kadın dengbêjlere ilişkin konuştuğumuz Rojda, albümünü isimsiz kadın kahramanlara ithafen yaptığını belirterek kadının kendi acılarını, masallarını, yaşadıklarını ancak müzik yolu ile dile getirebildiğini söylüyor. Rojda, 2 yıl çalışmalarını sürdürdüğü albümün arşiv niteliği taşıdığı görüşünde.

Kadın hayatı örmekle başlıyor

Albümüne örgü anlamına gelen “Kezî” ismini veren Rojda, ‘Kadın aynı zamanda yaşamı da örüyor’ diyor ve toplumdan beslenen kadının müzikle özdeşleştiğini vurgulayarak, “Her annenin, her kadının bir ninnisi vardır” sözlerini ifade ediyor. Albümünde 3 nesil kadını işlediğini vurgulayan Rojda, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bizimle başlayan 3. nesil kadının derdi nedir? O zamanlardan bugüne baktığımızda kadınların yaşamlarında neler değişmiş? Biraz bunlara bakmak istedim. Mesela albümde Xalê Cemîl diye bir şarkı var ve çocuk yaşta evlendirilen bir kadının hikayesini anlatıyor. Bugüne baktığımızda aynı sorunların bugün de yaşandığını görüyoruz. Reşit paşa diye bir şarkı var, orada da Dersim isyanında 7 kardeşini kaybeden bir kadının ağıtını dinliyoruz. Bugün Roboski katliamı aynı acılara bir örnek. O günden bugüne kadının rolü pek değişmedi.”

Benim borcum bu

“Dengbêj kadınlardan bahsedince ilk alka gelen isimler arasında yer alıyor Meryem Xan ve Ayşe Şan... Evliliği sonrası şarkı söylemesi yasaklanan Meryem Xan bunu kabul etmez ve eşinden ayrılır. Ayşe Şan yine o yıllarda ciddi baskılara maruz kalıp göç etmek zorunda kalmıştır. Bugün kadınların şarkı söyleyebilmesi için çok sayıda kadının büyük mücadeleler verdiğine dikkat çeken Rojda, albümü için “Bu benim o kadınlara borcum aynı zamanda” diyor. Ardından kadınların şarkılarının erkekler tarafından nasıl manipüle edildiğini sözlerine ekleyerek şunları ifade ediyor: “Kadın ağzı şarkıları günümüze kadar erkek ağzından dinledik. Halbuki erkek dengbejlerin ilham aldığı kadınlar da olmuştur. 16. yüzyılda Evdalê Zeynikê’nin eşi Gulê de büyük bir dengbêjdir ve Evdal’e büyük ilham kaynağı olmuştur. Aslında dengbêj kadınlar hep kendini var etmişler ama erkek dengbêjler kadar kendini ifade edememiştir.”

Bir Meryem Xan vardı

“Çok kadın vardır Erivan radyosunda mesela Meryem Xan ile iddiaya giriyorlar, kimse Meryem Xan’ı yenemiyor. Meryem Xan’ın çok güçlü bir sesi var. Düşünsenize böyle bir kadın ve çok zorluklar çekmiş bu kültürü yaşatabilmek için ve onun yanında bir sürü erkek vardı; Aram Tigran vardı, Mihemedê Şêxo, Mihemed Arif Cizrawî vardı.. Ama bir tane Meryem Xan vardı. Erkekler konser verebiliyordu ama kadın dengbêjler bunu yapamıyordu. Ben o kadını yad etmek istedim. Benden önceki nesilleri anlamak istiyorum. Ama eminim benden sonraki nesiller çok çok farklı bir bakış açısıylada kadını değerlendirecektir.”


Bu bizim İSYANIMIZ

Albümünde Paris’te suikast sonucu katledilen 3 Kürt kadın devrimci Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e atfen de bir şarkı seslendiren Rojda, şunları söylüyor: “Bu albümde Sakine’lerden, Ceylan’lara kadar ben bunlara dur demek istiyorum. Kadınlar acıların, özlemlerin yanı sıra kadın kahramanlar için de söylediler. Yüzyıllar önce kadınlar bunları söylemiş, bugün ben de bunları söylüyorum. Yüzyıllardır kadınlar, kadın katliamlarına, küçük yaşta evlendirilen kız çocuklarına, kadına mal gözüyle bakan sisteme ve erkeğe isyan ediyor. Ben de 3 nesil kadının hala bunları yaşıyor olmasının isyanını dile getiriyorum. Bu bizim isyanımızdır aynı zamanda. Ve bu anlamda şarkılar bir deryadır.”


Dengbêjliği sevdirmeliyiz

İnsanların geçmişe müzik yolu ile tanıklık edebileceğini vurgulayan Rojda, dengbêjliğin hiçbir halkta bulunmayan bir tarz olduğu fikrinde. Dengbêjliğin tınısını yeni nesillere sevdirmenin önemine de değinen Rojda, “Teknik olarak çok farklı bir tarzdır dengbêjlik, bu dengbêjlik biterse bu kültür biter. Dengbêjlik ilk etapta seni sarar. Yeni nesilin bunları bilmesi gerekiyor. Bu albümde bazen çıplak sesle söyledim, bazen sadece bir kavalla. Dudukla söylediğim parçalar oldu bunun sebebi yeni nesillere dengbêjliği sevdirmek. Her kuşağa ulaşabilecek bir albüm. Müzikle herkese ulaşabilirsiniz. Müziğin dilini iyi kullanabilirseniz bu dengbêjlik kültürünü herkese sevdirebilirsiniz” diyor.



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür