KCK’den tarihi çağrı: Demokratik Kurtuluş için görev başına


HEWLER - DİHA / HABER MERKEZİ
Güncellenme : 26.04.2013 06:30

KCK, PKK Lideri Öcalan’ın Amed Newrozu’nda yayınladığı Demokratik Kurtuluş Manifestosu’nun uygulanması için start verdi. Kandil’de medya ordusuna açıklama yapan Karayılan, ‘8 Mayıs’tan itibaren gerillanın geri çekileceğini, saldırı durumunda çekilmeyi durduracaklarını’ duyurdu

GELİN YENİYİ BİRLİKTE İNŞA EDELİM

Tarihi açıklamaya KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile Konsey üyeleri Zeki Şengali ve Hacer Zagros katıldı. “Tarihi kararlarımızı açıklamak için buradayız” diyen Karayılan, ezilen tüm toplumsal kesimleri yeni bir Türkiye, yeni bir Ortadoğu ve yeni bir geleceği birlikte inşa etmeye çağırdı

SIRA HÜKÜMETTE HALKTA VE BİZDE

Günlerdir merakla beklenen açıklamayı dün yapan Karayılan, “Önder Apo, bu tarihi süreçte sorumluluklarını yerine getirmiştir. Sorunun köklü çözümü için sıra Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti’nde, yine hareket olarak bizler ile halkımızın görevlerinin gereğini yerine getirmesinde” dedi

YENİ SÜREÇ BAŞLADI GÖREV BAŞINA

Karayılan, “Halkımız yeni bir mücadele hamlesinin başladığını bilerek, örgütlenmesini güçlü kılmalı ve yüksek düzeyde bir katılımla başarıyı hedeflemelidir. Başkasına değil kendine güvenmeli, demokratik çözümü geliştirmeli ve en büyük gücün bizzat halkın gücü olduğunu hiç unutmamalıdır” dedi

4 DEMOKRATİK KURTULUŞ KONFERANSI

Amed, Hewler, Türkiye ve Avrupa’da demokratik kurtuluş sürecinde birleşmek ve inisiyatif üstlenmek üzere konferanslar örgütlenmesi çağrısı yapan Karayılan, “Verilen bütün bedellerin karşılığı olarak gündeme giren demokratik çözüm sürecine katılım için tüm kesimleri görev almaya” çağırdı

\"\"

 

KCK’DEN TARİHİ ÇAĞRI: DEMOKRATİK KURTULUŞ İÇİN GÖREV BAŞINA

\"\"KCK, PKK Lideri Öcalan’ın Amed Newrozu’nda yayınladığı Demokratik Kurtuluş manifestosunu tarihi açıklamasıyla topyekün sahiplendi. 8 Mayıs’tan itibaren geri çekilmeye başlayacaklarını duyuran KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, ‘Saldırı olursa çekilmeyi durduruz’ dedi

\"\"Medyanın yoğun ilgi gösterdiği açıklamaya KCK Yürütme Konseyi Başkanı Karayılan ile Konsey üyeleri Zeki Şengali ve Hacer Zagros katıldı. Karayılan, ‘Bugün Türkiye ve Kürdistan’daki gelişmelere ilişkin sürece yön verecek tarihi kararımızı paylaşmak üzere toplanmış bulunmaktayız’ dedi

\"\"Karayılan ‘Önder Apo, bu tarihi süreçte sorumluluklarını yerine getirmiştir. Sorunun köklü çözümü için sıra Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti’ne, yine hareket olarak bizler ile halkımızın görevlerinin gereğini yerine getirmesinde’ diyerek, demokratik kurtuluş konferansları önerdi

\"\"

 

Koma Civakên Kurdistan (KCK) günlerdir merakla beklenen açıklamayı Kandil’de yaptı. Çok sayıda uluslararası ve yerli medya mensubunun izlediği açıklamaya KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Kongra-Gel Başkanlık Divanı Üyesi Hacer Zagros ve KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zeki Şengali katıldı. Türkiye sınırları içerisindeki HPG’lilerin 8 Mayıs’ta geri çekilmeye başlayacağını açıklayan Karayılan, saldırıların olması durumunda geri çekilmeyi durduracaklarını söyledi. Karayılan, özellikle sürecin aşamalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yüzlerce gazetecinin Kandil’e giderek takip ettiği KCK açıklamasını KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan yaptı.

Sürece yön verecek açıklama

Karayılan, “Bugün burada sizlerle Türkiye ve Kürdistan’daki gelişmelere ilişkin, sürece yön verecek tarihi kararımızı paylaşmak üzere toplanmış bulunmaktayız” diyerek sözlerine başladı. “Yakından izlemekte olduğunuz gibi, Türk devleti ile Kürt Halk Önderi Başkan Apo arasında bir süredir devam etmekte olan görüşmeler ve müzakereler önemli bir düzeye ulaşmış bulunmaktadır” diyen Karayılan, “Önderliğimiz 21 Mart 2013 günü, Amed Newrozu’nda, Kürt ve Türk halkları başta olmak üzere tüm Türkiyeli halklara ve kamuoyuna hitaben hazırladığı manifesto niteliğindeki deklarasyonla yeni süreci başlatmış oldu” ifadelerine yer verdi.

Kürtler kimlik kazanmıştır

Karayılan, “Silahların yerine demokratik siyaset zamanına geçişin kapısını aralayan bu yeni sürecin hiç kuşkusuz Önderliğimizin İmralı esaret koşullarındaki eşsiz çabası ve halkımızın büyük bir fedakarlıkla yürüterek uğruna büyük bedeller ödediği 40 yıllık mücadelemizin ortaya çıkardığı muazzam sonuçlar üzerinden geliştiği bir gerçektir. Gelinen noktada sömürgeci egemen zihniyetin Kürt halkını ne çokça denenen baskı, sürgün ve katliamlarla, ne de asimilasyonla yok etmesinin mümkün olmadığı açığa çıkmış ve artık bunun önü alınmıştır; çetin bir mücadeleyle Kürdistan halkı ve her Kürt bireyi kimlik ve kişilik kazanmıştır” diye ekledi.

‘Tarihi gelişmeler yaşanıyor’

Karayılan, 21. yüzyılın bu aşamasında, Kürt halkına da, demokratik ve özgür bir halk olarak yaşama hakkının teslim edilmesi gereğinin açık olduğu belirtilerek, Kürtlerin özgürlük mücadelesinde geldiği düzeyi şu şekilde ifade etti: “Bugün halkımız, Rojava Kürdistan’da fiili olarak özgürlüğüne kavuştuğu bir devrimin ve Güney Kürdistan’da federal bir statünün sahibidir. Yine Kuzey Kürdistan’da geliştirilen ulusal ve uluslararası düzeydeki tüm imha ve tasfiye konseptlerine rağmen, halkımızın durdurulamayan ve yükselen özgürlük mücadelesi önemli kazanımlar ortaya çıkarmıştır. Bölgemiz Ortadoğu’da tarihi önemde gelişmelerin yaşandığı bu aşamada, Türkiye’de Kürt halkının yüz yıl öncesine dayanan inkar ve ret politikaları altında kimliksiz ve statüsüz yaşamayı kabul etmesi mümkün değildir. Bu anlamda Önderliğimizle devlet arasında sürmekte olan görüşme ve müzakerelerin son derece önemli olduğu açıktır.”

‘Çağrı 14 Nisan’da geldi’

Öcalan ile devlet arasında bir süredir devam eden görüşmeler ve yaşanan gelişmeleri ise Karayılan şu şekilde değerlendirdi: “Önderliğimiz, devletle yaptığı görüşme ve müzakere sonuçlarını BDP heyetleri aracılığıyla bizlerle paylaştığı gibi, ilk etapta yazdığı iki ayrı mektupla ulaşılan sonuçları ve düşüncelerini hareketimizin yönetimine aktarmıştır. KCK yönetimi ve bütün bileşenleri gereken değerlendirmeleri yaparak, cevaplar yazmış ve hareketimiz görüş ile önerilerini Önderliğimize sunmuştur. Bütün bu görüş alışverişi, somut gelişmeler ardından yaşanan somutlaşma ve ulaşılan sonuçlar temelinde, Önder Apo tarihi bir kararlaşma ile 14 Nisan tarihli üçüncü mektubunda gerilla güçlerimizin geri çekilmesi için bizlere çağrıda bulunmuştur. Hareketimizin yönetimi, bu çağrıyı esas alması gereken bir perspektif ve talimat olarak ele almış ve üzerine düşen sorumlulukların gereğini yerine getirmek için bir kararlaşma düzeyine ulaşmıştır.”

‘Yeni dönem’

Çatışmaların sona erdirilmesi, sorunların silahla değil siyaset ve diyalogla çözümünden yana olduklarını belirten Karayılan şunları söyledi: “Özgürlük Hareketi olarak, Önder Apo’nun Newroz çağrısıyla başlattığımız bu süreç, sadece Türkiye’deki Kürt sorununun çözümü değil, tüm parçalarda Kürt sorununun çözümü ve Ortadoğu’daki çatışma sürecinin sona erdirilerek, bütün sorunların silahla değil, siyaset ve diyalogla çözümüne yol açabilecek yeni bir dönemin başlatılmasıdır. Gelinen aşamada bölge halkları çatışmalardan yorgun düşmüş, eşitlik ve kardeşlik temelinde sorunların çözümü bir aciliyet haline gelmiş bulunmaktadır. Ortadoğu ve Orta Asya halkları, çatışmalara son verecek barışçıl yeni bir sürece ekmek ve su kadar ihtiyaç hissetmektedir. Geliştirdiğimiz bu süreç, Kürt sorununun çözümü temelinde Ortadoğu bölgesinde barış içinde bir arada yaşama, özgürlük, demokrasi ve istikrarın geliştirilmesinde önemli bir adım durumundadır.”

‘Politikada değişiklik yok’

Karayılan, Ortadoğu’daki politikalarında bir değişikliğin olmayacağını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu adımla birlikte mevcut durumda Ortadoğu’da var olan denge ve çatışma sürecine ilişkin politikamızda herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Ortadoğu’ya dönük politikamız, mevcut çatışmalara taraf olmayan ‘üçüncü çizgi’ dediğimiz, halkların kardeşlik, demokrasi ve özgürlük çizgisidir. Hareketimiz yeni dönemde de bu çizgiyi sürdürmeye devam edecektir. Ortadoğu’nun en temel sorunu olan Kürt sorununun çözümü, bölge halklarına zarar değil, fayda sağlayacaktır; bölgede yeni bir kardeşlik ve barışçıl sürecin başlaması için önemli bir çıkış rolünü oynayacaktır. Bu nedenle başta Kürdistan üzerinde egemen olan devletler olmak üzere bölgedeki tüm devletleri ve bölge demokrasi güçlerini bu önemli tarihsel adımı desteklemeye çağırıyoruz.”

Uluslararası güçlere çağrı

Kürt sorununun uluslararası bir sorun olduğunu hatırlatan Karayılan ABD, AB ve Rusya gibi ülkelerden sorunun çözümü için destek isteyerek şunları söyledi: “Kürt sorunu sadece bölgesel bir sorun değil, aynı zamanda uluslararası bir sorundur. Kürt halkının soykırım, katliam ve ağır trajediler yaşamasına yol açan Kürt inkar siyasetinin geliştirilmesinde uluslararası güçlerin de önemli oranda rolü olmuştur. Bugün bu haksızlığın giderilmesinde ve sorunun çözülmesinde de bu uluslararası güçlere önemli roller düşmektedir. Bu açıdan başta ABD, AB ve Rusya olmak üzere tüm uluslararası güçleri Kürt sorununun çözümüne dönük başlattığımız bu hamlenin başarısı için destek sunmaya çağırıyoruz.”

4 merkezde konferans çağrısı

Karayılan, Diyarbakır, Hewler, Türkiye ve Avrupa’da çözüm konferanslarının yapılması çağrısında bulundu. Karayılan şu detaylara yer verdi: “Tüm Türkiye halkı savaşın, baskının, işsizliğin, ayrımcılığın ve toplumsal cinsiyetçi politikaların son bulması, barış, kardeşlik ve huzurun gelişmesi için bu sürece katkı sunmalıdır. Barış, eşitlik, adalet ve özgürlüğe en çok ihtiyaç hisseden tüm ezilen kesimleri, emekçi sınıfları, kadınları, tüm inanç gruplarını ve dıştalanan tüm kültürler ile demokratik ve sosyalist güçleri, özgür, eşit, ortak bir geleceği birlikte yaratmak için bu sürece tüm gücüyle katılmaya çağırıyoruz. Bu amaçla ortak bir ‘Barış ve Özgürlük Konferansı’nı toplamaya ve tüm kesimleri bu konferansa katılmaya davet ediyoruz.”

Hewler’de birlik konferansı

Karayılan, 4 parçada bulunan tüm siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini Hewler’de bir konferans yapmaya çağırarak şunları söyledi: “Kürt halkı, yüz yıllık inkar siyasetine karşı tüm parçalarda destansı bir direniş sergilemiş, ağır bedeller ödemiş, tarihe adını yazdıran kahraman şehitler vermiştir. Bugün artık Kürt sorununun çözümü ve yeni bir sürecin zamanı gelmiştir. Önder Apo, ‘Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Hamlesi’ni başlatmış bulunmaktadır. Tüm Kürdistan halkını, bütün parçalardaki siyasi partileri, örgütleri, sivil toplum kuruluşlarını, inanç gruplarını, emekçileri, hakikat arayışçısı kadınları ve gençleri, bu sürece güçlü destek vermeye ve katılmaya, Kürt halkının özgürlük maratonunu zaferle taçlandırmak için üstüne düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz. Ortadoğu’da ve ülkemizde önemli tarihsel gelişmelerin yaşandığı bu süreçte tüm parçalar arasında milli dayanışma ve barış için ulusal bir platform oluşturmaya, Hewlêr’de ‘Birlik, Dayanışma ve Barış Konferansı’nı örgütlemeye ve katılmaya çağırıyoruz.”

Amed için konferans çağrısı

Karayılan, şöyle devam etti: “PKK’nin Kürdistan’da geliştirdiği mücadelede belkemiği rolü oynayan ve büyük fedakarlıklar, kahramanlıklar sergileyen Kuzey Kürdistan halkımız bu hamle sürecine güçlü katılarak süreci başarıyla taçlandırmaya mükelleftir. Verilen bütün bedellerin karşılığı olarak gündeme giren demokratik çözüm sürecine Kuzey Kürdistan’daki tüm kesimlerin katılımını sağlamak için Amed’de ‘Kuzey Kürdistan Demokratik Çözüm, Birlik ve Dayanışma Konferansı’nı toplamaya ve tüm yurtsever güçleri katılmaya çağırıyoruz.”

Avrupa için konferans çağrısı

Karayılan, “Başta Avrupa’dakiler olmak üzere, halkımızın özgürlük mücadelesinde önemli bir yeri bulunan yurtdışındaki tüm Kürdistanlıları bu tarihsel süreçte yurtdışında Kürt-Türk halklarının ortaklığını sağlamak, yurtdışından gereken katkıları yeni dönemde de sunmak ve sürecin başarısında rol oynamak için ‘Halkların Demokrasi, Birlik ve Barış Konferansı’nı toplamaya çağırıyoruz” diye konuştu.

Görevler yerine getirilmeli

Karayılan, açıklamasında yeni bir döneme girildiğini belirterek, Kürt halkının, sorunun kalıcı çözümü için görevlerini yerine getirmeye çağırdı. Karayılan, “Önder Apo, bu tarihi süreçte sorumluluklarının gereğini yerine getirmiştir. Sorunun köklü çözümü için şimdi sıra, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti’ne, yine hareket olarak bizler ile halkımızın görevlerinin gereğini yerine getirmesine gelmiştir. Öncelikle halkımız yeni ve siyasal bir mücadele hamlesinin başladığını bilerek, örgütlenmesini güçlü kılmalı ve yüksek düzeyde bir katılımla başarıyı hedeflemelidir. Başkasına değil kendine güvenmeli, özgücüyle demokratik çözümü geliştirmeyi önüne koymalı ve en büyük gücün bizzat halkın gücü olduğunu hiçbir zaman unutmamalıdır. Başarı bu temelde kesinleşecektir” dedi. Murat Karayılan son olarak da “Özgürlüğe, demokrasiye ve eşitlik hukukuna dayalı, kardeşliğe ve barışa inanan, emek veren, mücadele eden, dostluğunu ve katkısını esirgemeyen herkesi yürekten selamlıyor, saygılarımızı sunuyoruz” diye konuştu.


Tarihi deklarasyon

Öcalan’ın 21 Mart 2013 Newrozu’nda sunduğu deklarasyon için “stratejik bir değer taşıyan tarihi deklarasyon” diyen Karayılan, şöyle devam etti: “Yeni bir Türkiye, yeni bir Ortadoğu ve yeni bir geleceği birlikte inşa etmeye ve tüm ezilen halkları, sınıf ve kültür temsilcilerini, en eski sömürge ile ezilen sınıf olan kadınları, ezilen mezhepleri, tarikatları ve diğer kültürel varlık sahiplerini, işçi sınıfının temsilcilerini ve sistemden dışlanan, yok sayılan herkesi, çıkışın yeni seçeneği olan demokratik modernite sisteminde yer tutmaya, zihniyet ve formunu kazanmaya çağırmaktadır.”


‘Tereddütsüz sahipleneceğiz’

“Hareketimiz, Kürt Halk Önderliği’nin devlet heyetiyle yürüttüğü müzakerelerde varılan sonuçlar temelinde 23 Mart tarihinden itibaren sürdürdüğü ateşkes pozisyonunu korumakla birlikte, gerilla güçlerimizin Türkiye sınırları dışına çekilme çağrısının gereklerini tam bir kararlılık ve irade birliği içinde tereddütsüz sahiplenerek yerine getirecektir” diyen Karayılan, “Kürt sorununun çözümü ile Türkiye’nin demokratikleşmesini sağlayacak ve Ortadoğu barışına giden yolu açacak olan bu tarihi adımın amacına uygun olarak başarıyla tamamlanması, barış, kardeşlik, demokrasi ve özgürlük isteyen herkesin, hepimizin temel hedefidir” belirlemelerine yer verdi.

 

‘Uyulması gerekenler’

Karayılan, sürecin kesintiye uğramaması için temel olan bazı hususları 6 madde halinde formüle etti. Karayılan’ın sıraladığı maddeler şöyle:

1- Gerilla güçlerimiz hiçbir çatışmaya mahal vermeyecek şekilde, kendi inisiyatifiyle, öteden beri kullandığı güzergahları kullanarak, bir örgütlülük ve disiplin içinde geri çekilme işlemini pratikleştirecektir.

2- Devam eden hazırlıklar temelinde geri çekilme, 8 Mayıs 2013 tarihinde başlayacaktır. Geri çekilme, kademeli gruplar halinde planlanmış olup, gerillanın hareket tarzı, gizliliği ve disiplini temelinde mümkün olan en kısa sürede tamamlanması hedeflenecektir.

3- Geri çekilmede güçlerimizin gelip üsleneceği yer Güney Kürdistan’dır (Irak Kürdistanı). Güney Kürdistan’a çekilecek olan gerilla güçlerinin resmi varlığına gereken anlayışı göstermelerini, başta Federe Kürdistan Hükümeti olmak üzere ilgili güçlerden beklemekteyiz.

4- Geri çekilme esnasında Türk ordu güçlerinin de aynı duyarlılık ve ciddiyetle hareket etmesi bir zorunluluktur. Geri çekilen gerilla güçlerimize yönelik herhangi bir saldırı, operasyon, bombardıman olması halinde geri çekilme derhal durdurulacak ve meşru savunma temelinde güçlerimiz misilleme hakkını kullanacaklardır.

5- Gerilla güçleri çekilirken, Türk devlet güçlerinin de buna paralel olarak, Kürdistan’da herhangi bir askeri aktivite ve çatışmaya neden olabilecek tahriklerde bulunmaması ve fırsatçı yaklaşımlara yer vermemesi gerekmektedir. Bununla birlikte, geri çekilme sürecinin sağlıklı ve başarılı olabilmesi için, daha önce Önderliğimize mektuplarla ifade ettiğimiz ve devletin de bilgisi dahilinde olan hususlara dikkat edilmesi önemli olacaktır.

6- Bağımsız heyetlerce sürecin izlenmesi, her iki taraftan da engel olabilecek hatalı yanları tespit etmesi, sürecin sağlıklı gelişmesine imkan sunacaktır.”



Süreç 3 aşamadan oluşacak

Karayılan, demokratik çözüm süreci olarak ifade edilen sürecin üç aşamadan oluştuğunu belirterek, “Uygulanmakta olan ateşkes ve gerilla güçlerimizin başarılı bir biçimde geri çekilmesiyle birlikte birinci aşama sona erecek ve ikinci aşama başlamış olacaktır” dedi. İkinci aşamanın, sorunun kalıcı çözümü için, daha çok devletin ve hükümetin yükümlülüklerini yerine getireceği aşama olarak belirten Karayılan, bu süreçte atılacak bazı adımları ise şu şekilde formüle etti: “Anayasal çözüm çerçevesinde yapılacak reformlarla Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleştirilmesi ve Kürt sorununun çözüme kavuşturulmasının koşulları doğmuş olacaktır. Koruculuk, özel tim, vb. tüm özel savaş yapılarının devre dışı edilmesi ve demokratik sivil toplum zihniyetine uygun bir ortamın oluşturulması gereklidir.”

Yeni ve demokratik bir anayasanın bu sürecin gelişmesindeki öneminin altınını çizen Karayılan, şu tespitlere yer verdi “Özellikle Türkiye’nin demokratikleşmesini sağlayacak, Kürt halkının inkarını sona erdirecek, varlığını ve özgürlüğünü kabul edecek, tüm kimliklerin, inançların ve mezheplerin hak ve özgürlüklerini garanti altına alacak, eşitliğini sağlayacak olan yeni demokratik bir anayasanın yapılması hayatidir.”

Normalleşme süreci olarak altı çizilen üçüncü aşamayı ise Karayılan şöyle formüle etti: “Bu görevin gerçekleşmesiyle birlikte, üçüncü aşama olan ‘normalleşme süreci’ başlamış olacaktır. Normalleşme süreci, barışın kalıcılaşması, toplumsal uzlaşma, eşitlik ve özgürlükler sürecidir. Önder Apo dahil herkesin özgürleşeceği bu sürecin pratikleşmesi paralelinde silahın tümden devre dışı kılınması ve gerillanın silahsızlanması gündeme girecektir.”


Dünya KCK’ye kilitlendi

Başta uluslararası haber ajansı Reuters olmak üzere dünyanın önde gelen birçok yayın kuruluşu KCK’nin açıklamasını “flaş” haber olarak duyurdu. Dünyanın önde gelen birçok yayın kuruluşu Kandil’de KCK’nin açıklamasını izledi, okuyucularına duyuruyor...

\"\"

REUTERS: Haberi flaş haber olarak duyurarak, Karayılan’ın şu sözlerine yer verdi: “Çekilme planlandığı gibi peyderpey gruplar halinde ve mümkün olan en kısa zaman dilimi içerisinde tamamlanacak.”

BBC: Karayılan’ın, Türkiye’den çekilmenin Mayıs ayı başında başlayacağını açıkladı.

DIE PRESSE: Haberde, Türkiye’de sürdürülen barış görüşmeleri için yeni bir aşamaya geçildiği kaydedildi.

EL CEZİRE: Karayılan’ın, “Çekilme sürecinde herhangi bir operasyon olursa, derhal çekilme sürecini sona erdirerek, kendimizi savunmaya başlarız” sözlerine yer verildi.


\"\"Adams’a teşekkür

KCK Yürütme Konseyi Başkanı Karayılan, açıklamasına başlamadan önce Öcalan’ın Time dergisi tarafından en etkili 100 kişi arasında gösterilmesi karşısındaki memnuniyetini dile getirerek, Öcalan’ın tanıtım yazısını yazan Sinn Fein lideri Garry Adams’a teşekkür etti.


Nihayet Kandil’deyiz

Gazetecilerin akın ettiği Kandil’de gazeteci yazar Aydın Engin’in Kandil izlenimleri ise şöyle: Nihayet Kandil’deyiz. Sabahın köründe kalktık, kimi gazeteciler kendi olanaklarıyla, bana torpil mi yapıldı bilemiyorum ama, ben de bana tahsis edilen bir arabayla Kandil’in yolunu tuttuk. Barzani yönetiminin çok sayıdaki kontrol noktasından sorunsuz geçtik. Ve yılan gibi kıvrılan bir yolda Kandil’e tırmanmaya başladık. Ve artık PKK’nin denetlediği bir bölgede olduğumuzdan kontrol noktasını PKK’liler devralmış. Pasaport kontrolü dâhil bütün kontrolden geçtik. Bu arada çat pat Türkçe konuşan kontrol noktasının şefi olduğu anlaşılan sevimli bir delikanlı “Abi ben sizi bir yerden tanıyorum, ama nereden” diye sordu. “Televizyondan olabilir mi” diye ben sordum. “Tabii ağabey, seyrettiydim oradan tanıyorum.  Bu adam cesur be dediydim.” Kurulan ahbaplığa dayanarak ben sordum, “Senin görevin kontrol mü?”

- Ben PKK Medya Savunma Birlikleri’ndenim.
- Acemilik zor. Hangi medyayı koruyorsunuz ki siz?
“Med abi, burası Med ülkesi” dedi ve emin değilim ama “Bu cahil gazeteciyi de niye yollamışlar” dercesine gülümsedi.

Şu anda basın toplantısının yapılacağı yere epey uzakta, Kandil Belediyesi’nin bahçesindeyiz. Birazdan cep telefonları toplanıp PKK’lilere teslim edilecek.

Yani, bundan sonraki notu ne zaman geçeceğimi ben de bilmiyorum. Şimdilik el değmemiş bir doğanın ortasında, elimi uzatsam değecek kadar yakındaki karlı tepelerin yamacında yüze yakın gazeteci, bir o kadar da koyun ve keçi sürüsünün yanında bekliyoruz.

Dedim ya, beklemek bu mesleğin doğasında var. Hele bu kadar kalabalık bir gazeteci ordusuyla Kandil tarihinde yapılacak ilk basın toplantısında beklemek zaten zorunlu.


Aynı eksenle desteklesin

KCK’nin Türkiye sınırları içerisindeki HPG’lilerin 8 Mayıs’ta geri çekilmeye başlayacağını açıklaması başta Akil İnsanlar Komisyonu üyeleri olmak üzere birçok kişi ve kurum temsilcisi tarafından değerlendirdi. Yapılan değerlendirmelerde, hükümetin de somut adımlar atarak sürece katkı sunması vurgulandı. Akil İnsanlar Komisyonu’nda yer alan Ahmet Faruk Ünsal, açıklamanın çok önemli olduğunu belirterek, bundan sonra artık reformların konuşulması gerektiğini dile getirdi. Komisyon üyesi Lami Özgen ise, çözüm sürecinin başlamasıyla, fiili bir şekilde başlayan ateşkesle birlikte artık ölümlerin olmadığını gördüklerini kaydederek, çözüm sürecine paralel olarak geri çekilmenin sürece katkı sunacağını kaydetti. Özgen, bu kararın ülkenin halkları için önemli olduğunu vurguladı. Akil İnsanlar Komisyonu üyesi Öztürk Türkdoğan da, “Barış süreci amacına uygun olarak ilerliyor. Hükümet de bu aşamayı görüp, demokratikleşme konusunda da acil adamlar atılmalıdır” dedi.

Akil İnsanlar Heyeti Mehmet Emin Ekmen, “Türkiye’de 100 gündür bir ölüm haberi duymadık. Umut ediyorum ki bu geri çekilme, 100 günün 100 binlerce güne evrilmesine vesile olur” dedi. Heyeti üyesi Can Paker de, “Bu barış sürecinin başarıya doğru gittiğini gösteriyor” dedi.

Türkiye Barış Meclisi Üyesi İmam Canpolat ise, geri çekilmeye ilişkin açıklamanın umut verici olduğunu kaydederek, bir eşiğin aşılmasının önemli olduğunu kaydetti. Canpolat, bundan sonraki aşamalarda da halkın talepleri ekseninde sürecin ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

AKP Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı da, “Bundan sonra silahların değil dost ellerin birbirini tutması konuşulacaktır” dedi.

Barış karşıtı CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu ise “PKK’nın silahları teslim edeceğini beyan etmesi vazgeçilmez bir şarttır” diyerek, çözüm sürecindeki provokatif tutumunu sürdürdü.

Bölgeden destek yağdı

Amed Baro Başkanı Tahir Elçi, “Karardan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.

Êlîh (Batman) Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Nasıroğlu ise, “Çekilmeyle bölgemize yeni bir güneş doğacak” diye değerlendirdi.

Sêrt Ziraat Odası Başkanı Gündüz Tanık da, “Provokasyona karşı çok dikkatli olunması gerekir” diye uyarıda bulundu. Son olarak konuşan Mêrdîn Baro Başkanı Azad Yıldırım da, “CHP de artık bu kapsamda daha aktif rol almalı” çağırısında bulundu.


MGK’nin gündemi ‘çözüm süreci’

\"\"KCK’nin tarihi açıklamayı yaptığı saatlerde Başbakan Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Üyesi Bakanlarla dün bir araya geldi. MGK öncesi Erdoğan, MGK Üyesi Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay, Ali Babacan ve Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile görüştü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında Çankaya Köşkü’nde bir araya gelen devletin zirvesi, çözüm süreci gündeminde en belirleyici toplantılarından birini yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ile kuvvet komutanları ve bakanların katıldığı toplantıda KCK’nin açıklaması ana gündemi oluşturdu.

Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yayımlanan bildiride, toplantıda Irak’ta meydana gelen gelişmelerin görüşüldüğü ifade edilerek, ‘’Bu ülkede kalıcı istikrarın tesisine yönelik desteğimizin sürdürüleceği vurgulanmış, Türkiye-Irak ilişkilerinin her alanda geliştirilmesi yönündeki irademiz teyit edilmiştir’’ denildi.


Anıları ile zafere yürüyeceğiz

\"\"Çeşitli tarihlerde yaşamını yitiren PKK’lilerin anneleri ve yakınları, Amed’de bir araya geldi. Toplantıda, MEYA-DER adına yapılan açıklamada, “Kürt halkının yaşadığı bu tarihi sürece sizin yiğit evlatlarınızın verdiği mücadele sayesinde gelindi. Şehitlerimizi anlatmaya hiçbir cümle yetmez. Bizler onların anılarına bağlılığımızı bu mücadeleyi zafere taşıyarak göstermeliyiz” denildi. Basına kapalı olarak yapılan toplantıda ailelerin görüş ve önerileri alınarak, sürece ilişkin bir yol haritası belirlendi.


Barış için vicdanlar göreve

İzmir’de bulunan sivil toplum örgütlerinin ortaklaşa imzaladıkları, “İzmir Barış İstiyor” konulu bildirge yapılan ortak basın açıklamasıyla kamuoyuyla paylaşıldı. MAZLUMDER İzmir Şube üyesi Asya Arslantaş, adil ve onurlu bir barışın ekmek ve su kadar gerekli olduğunu ifade etti. Arslantaş, herkesi barışa omuz vermeye çağırarak şöyle konuştu: “Biz de öncelikle silahların susmasını, amasız bir barışın sağlanarak, analarımızın gözyaşlarının dinmesini istiyoruz. Bu amaçla başta hükümet, TBMM’deki siyasi partiler ve Kürt siyasal hareketi olmak üzere, bu ülkede ve İzmir ilimizde yaşayan vicdan sahibi herkesi, daha fazla görev ve sorumluluk almaya, insan haklarını ve adaleti temel alan bir barış sürecini egemen kılmaya çağırıyoruz.”


Özgürlük taleplerini hükümete sunacağız

\"\"Amed, Mêrdîn, Şirnex, Êlîh (Batman) ve Sêrt’te temaslarının ardından konuşan Akil İnsanlar Komisyonu “Güneydoğu Bölgesi” Heyeti Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, ziyaretlerde edindikleri izlenim ve görüşlerini değerlendirdi. Ensaroğlu, yaptıkları ziyaretlerde halkın kanın durması ve bir an önce bu sorunun çözülmesini istediklerini belirterek, gittikleri her yerde PKK Lideri Öcalan’ın özgürlüğünün dillendirildiğini söyledi. Ensaroğlu, “Türkiye genelinde artık silahların konuşması istenilmiyor. Artık söz ve siyaset konuşacak. Buna emin olduktan sonra bence asıl siyasi mücadele başlayacaktır. Artık hiç kimsenin şiddetten, çatışmadan ve ölümden korkusu ve kaygısı olmayacak. Herkes özgürce düşüncelerini ifade edebilecek” dedi. Sonraki haftalarda Dîlok (Antep), Kîlîs, Riha (Urfa) ve Semsûr’a (Adıyaman) gideceklerini belirten Ensaroğlu, “Ondan sonra siyasi analizimizi yapıp bir projeksiyon olarak hükümete sunacağız” şeklinde konuştu.

 


Bookmark and Share