Mezopotamya Tıp Kongresi Süleymaniye\'de yapılacak


DİYARBAKIR - DİHA
Güncellenme : 06.03.2013 15:53

Sağlık emekçilerinin yaşadığı soruların dağ gibi biriktiğine dikkat çeken Diyarbakır Tabip Odası Sekreteri Cengiz Günay, yeni göreve gelen Sağlık Bakanı'na "14 Mart'a 14 acil talep" başlığıyla taleplerini sunduklarını ve bunların yerine getirilmesini istediklerini belirtti. Günay, 5. Mezopotamya Tıp Kongresi'nin ise 13-16 Mart günlerinde Süleymaniye'de yapılacağını duyurdu.

Diyarbakır Tabip Odası tarafından 14 Mart Tıp Haftası etkinliklerine ilişkin Oda binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda ilk olarak kısa bir konuşma yapan Diyarbakır Tabip Odası Sekreteri Cengiz Günay, 14 Mart Tıp Haftası'na yeni bir Sağlık Bakanı ile girdiklerini belirterek, Türkiye'de sağlıkçıların ve hekimlerin sorunlarının dağ gibi biriktiğini ve aciliyet teşkil ettiğini düşündüklerini söyledi. Günay, Sağlık Bakanı'na yaklaşan 14 Mart Tıp Bayramı Günü nedeniyle "14 Mart'a 14 acil talep" adı altında taleplerini bir önerge ile sundukları dile getirdi.

'16 Mart'ta Halepçe'de olacağız'

Belirttikleri taleplerin, samimiyet ve kararlılık olduğu taktirde kolaylıkla yerine getirebilecek talepler olduğunu ifade eden Günay, Mart sürecinde bu talepleri yüksek sesle dile getireceklerini ve takipçisi olacaklarını söyledi. Günay, 13-16 Mart tarihleri arasında Federal Kürdistan Bölgesi'nin Süleymaniye kentinde 5'incisini düzenleyecekleri ve dili Kürtçe olan Mezopotamya Tıp Kongresi'ni yapacaklarını belirterek, Türkiye'den yaklaşık 170 hekimin katılacağı kongreye birçok ülkeden de hekimin katılımının beklendiğini söyledi. Kongrenin ana temasının Halep'çe katliamının yıldönümü nedeniyle "Kimyasal Silahlar ve Sağlık" olacağını aktaran Günay, "Saddam rejiminin Kürtlere yönelik olarak 1988 yılında başlattığı ve 182 bin Kürdün katledilmesi veya kaybolmasıyla sonuçlanan 'Enfal Katliamı' sırasında kimyasal silah kullanımını bir daha dünya kamuoyuna duyurmak amacıyla 16 Mart'ta Halepçe'de olacağız" dedi.

Dostluk ve Demokrasi ödülü Roboskili annelere

Her yıl Diyarbakır Tabip Odası tarafından verilen Barış Dostluk Demokrasi Ödülü'nün bu yıl da birçok demokratik kitle örgütü tarafından gelen öneriler ve jüri tarafından değerlendirildiğini dile getiren Günay, "28 Aralık 2011 akşamı Türk Hava Kuvvetleri'nin F-16 savaş uçaklarının bombardımanı sonucu çocuklarını kaybeden Roboski annelerinin; dere yatağına düşen minibüs içindeki yaralı askerlere yardıma koşması ve anne şefkati ile 'Evladımı kaybettim, bari başka annelerin ciğeri yanmasın. Hâlâ kucağımda ölen asker için ağlıyorum. Biz de insanız, yüreğimiz dayanmıyor. Biz birlikten beraberlikten yanayız' sözleri ile barış için adalet arayan Roboski annelerine verilecektir" dedi.

"Yürüttüğümüz sağlık hakkı mücadelesinde birlikte olduğumuz sağlık çalışanlarıyla ortaklaştırdığımız mücadelemizi sürdüreceğiz" diyen Günay, Sağlık Bakanlığı'na sundukları talepleri şöyle sıraladı;

* Emekli hekim ücretleri acilen iki katına çıkarılmalıdır.

* Hekimler arasında dayanışma yerine rekabete yol açan, hekimlik uygulamalarını değersizleştiren ve hastaları "puan"a dönüştüren mevcut "performansa göre ücretlendirme" sisteminden ivedi olarak vazgeçilmelidir. Kamuda çalışan hekimlerin ücretleri insanca yaşamaya, mesleki gelişimi sürdürmeye yetecek, emekliliğe yansıyacak biçimde düzenlenmelidir.

* Sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkını güvence altına alacak düzenlemeler ile sağlık ortamlarının şiddetten arındırılması için Türk Tabipleri Birliği tarafından hazırlanan öneri doğrultusunda Türk Ceza Kanunu'nda gerekli değişiklik yapılmalıdır.

* Hekimleri ve sağlık çalışanlarını kamuoyu ve hastalar nezdinde küçük düşürücü tutum ve söylemlere son verilmeli; Alo 184 Sabim Hattı'nın faaliyetleri öncelikle durdurulmalı ve akıbeti sağlık çalışanlarının örgütleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

* Hekimlerin hastalarına yeterli süreyi ayırabilmelerine ilişkin düzenlemeler yapılmalı, kamuda ve özel sektörde hekimlere yirmi dakikadan daha kısa süre içerisinde hasta randevusu verilmemelidir.

* Birinci basamakta çalışan hekimler arasındaki ücret eşitsizliklerine son verilmeli, kurum hekimlerinin özlük hakları ivedi olarak artırılmalı; aile hekimleri iş güvencesine kavuşturulmalıdır.

* Özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin sözleşmelerinde Türk Tabipleri Birliği taraf olarak kabul edilmeli; işten çıkarmalar Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri Birliği'nin iznine bağlı olmalıdır. Hekimlerin serbest çalışma hakkını kısıtlayan her türlü uygulamadan vazgeçilmelidir.

* İşyeri hekimliğini taşeronlaştıran; işyeri hekimlerinin eğitimini yetkin olmayan özel sektör girişimlerine açan, atama ve ücretlerin belirlenmesinde Türk Tabipleri Birliği'nin yetkilerini yok eden uygulamalar ivedi olarak durdurulmalıdır.

* Hekimlerin mesleki, kişisel ve ailevi yaşamını olumsuz etkileyen başta ve öncelikle mecburi hizmet ve geçici görevlendirmeler olmak üzere çalışma yaşamındaki anti demokratik uygulamalar kaldırılmalıdır.

* Başta asistan hekimler olmak üzere bütün hekimlerin nöbet ertesi izin hakkı istisnasız olarak uygulanmalı; 40 saatlik haftalık çalışma süresi, nöbetler de dahil olmak üzere 56 saati geçmemelidir.

* Kamu sağlık kurumlarında sözleşmeli, döner sermayeden sözleşmeli, vekil, taşeron işçisi adı altında her tür güvencesiz çalıştırmaya, esnek-kuralsız, fazla çalıştırma ve angaryaya son verilmeli; taşeron şirket çalışanları da içinde olmak üzere sağlık çalışanlarının tamamı devlet memuru statüsüne kavuşturulmalıdır.

* Ülkemizde sağlık insan gücünün planlanması ilgili tarafların katılımıyla bilimsel olarak yapılmalı, insan gücünün yetiştirilmesi sırasında tıp eğitiminde niteliği yok sayan uygulamalara ivedi olarak son verilmeli; mevcut tıp fakültelerinin öğretim elemanı, donanım vb. eksiklikleri giderilmeli; tıp fakültelerine kapasitelerinin üzerinde öğrenci alımına ivedi olarak son verilmelidir. Tıp fakülteleri hastanelerinin ekonomik, yönetsel ve akademik özerkliği korunmalıdır.

* Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde yer alan ve yurttaşların sağlık hakkını engellemenin yanı sıra hekimlerin mesleki ve klinik bağımsızlığını yok eden bütün kısıtlamalar kaldırılmalı; hekimlerin tedaviyi düzenlemesine yönelik bütün düzenlemelerin, Türk Tabipleri Birliği ve Uzmanlık Derneklerinin katılımı ve bilimsel çalışmalarına dayalı yapılması sağlanmalıdır.

* Sağlığı ticarileştiren, sağlık hizmetlerini metalaştıran, eşit-ücretsiz-nitelikli sağlık hizmetinin önündeki öncelikli engel olan sağlıktaki bütün katkı-katılım payları ve ilave ücretler kaldırılmalıdır.

 


Bookmark and Share