Erbane ruhun derinliklerine ulaşabiliyor


Evîn AKSOY / Köln
Güncellenme : 26.06.2012 11:33

25 kişilik bir gruba erbane eğitimi veren sanatçı Sosin, unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı yeniden canlandırmak için çaba veriyor. Erbanenin özelliklerini anlatan Sosin, ilaçtan daha etkili bir şekilde insan ruhunun derinliklerine ulaşabildiğini anlatıyor.

Sanat yaşamında birçok müzik enstürmanını yetkince kullanabilen sanatçı Sosin, erbanenin yerinin çok farklı olduğunu ifade ediyor.

Sosin, erbaneyi, düzenlediği kurslarla geniş bir kadın grubuna sevdirmeye çalışıyor. Erbanenin kadim bir enstrüman olduğunu kaydeden Sosin, şunları söylüyor: Tarihin derinliklerine inersek, asıl anlamda Zerdüştler zamanında yani islamiyetten önce Kürtler, ateşler yakarak özellikle kadınlar bu ateşin etrafında halay çekerlerdi. Bu enstrüman hem eski hem de çok sesli ve renkli. Gerçekten 5. yüzyıldan önce varolan bu enstürman şu an unutulmanın eşiğinde. Kendi kendime, keşke bu enstrümanı yeniden ilgi odağı yapıp, yenileyebilsem diyordum. Bu amaç ve hayalle bu kursları başlattım. Kendim de bu enstrümanı 16 yıldır çalıyorum.”

Hayallerini onunla birleştirmelisin

Erbaneyi diğer aletlerden farklı kılan özelliklere değinen Sosin, erbanenin çok asil bir enstürman olduğunu vurguluyor. Erbanenin ‘Eğer gücün yoksa beni çalma’ dediğini belirten Sosin, ‘Eğer o gücün yoksa, ruhsal açıdan enerjik olmayıp ve hayallerini onunla birleştirmezsen, o seni kabul etmez. Hem estetiktir, hem nazik hem de asildir” diye konuşuyor. Erbanenin kadının rengi ve kadını tanımladığının da önemine değinen Sosin, “Zerdüştlük döneminde kadınlar çalıyordu ama islamiyet geldikten sonra birçok şey kadına yasaklandı. Sanat alanından, erbane çalmaya ve daha birçok şey..” diyor.

Erbanenin unutulmayla yüze yüze kaldığının çok acı bir durum olduğuna dikkatleri çeken Sosin, bundan dolayı erbaneyi bir hastalık gibi yaymak istediğini de söylüyor.

 


Bookmark and Share